
Vandalizm
Hazırlayan:
Öğr.Gör.Dr.
Bora BOZ , Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı
Yrd.Doç.Dr.
Fatma YÜCEL BEYAZTAŞ, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim
Dalı
Vandalizm; bilgisizlik yüzünden ya
da zevk için kamu veya sanat yapılarını büyük zararlara yol açarak yıkmak
ve bu yıkımı kendi başına bir amaç durumuna getirmektir. “Kırıp geçirmek”
anlamında kullanılan bu kavrama Fransız Devrimi sırasında rastlanmasına
karşın daha eski zamanlardan beri görüldüğü bilinmektedir. Kavimler göçü
sonrasında Barbar vandalların eski Roma ve Yunan medeniyetlerine ait sanat
eserlerini tahrip edip yağmalamıştır. 1790’dan başlayarak krallığın, soyluların
ve din adamlarının ayrıcalıklarına ilişkin arşiv belgelerinin yakılması
emredildi. Buna göre; Paris’teki heykel ve anıtlar kaldırılacak, bronzdan
yapılmış olanlar top ve tüfek yapımında kullanılacak, altın olanlar eritilip
külçe haline getirilecek, günlük araç ve gereçler de eritilecekti. 19.
yüzyıldan başlayarak koruyucu bir sistem geliştirmeye çalışıldıysa da,
vandalizm tümüyle önlenemedi. Günümüz modern kent toplumlarında da estetik
ve güzel olan her şeye, ortak yaşam alanlarına saldırı olarak karşımıza
çıkmaktadır. Batı Avrupa ülkelerinde vandalizm de, şiddetin benzer şekli
olan holiganizm gibi toplumsal güncel bir sorundur.
Vandalizm, antisosyal kişilik bozukluğu
olarak tanımlanmıştır. Erkek bireylerde daha sık görülmektedir. Kadınlarda
daha az rastlanmasına karşın, antisosyal kişilik bozukluğu olan genç annelerin
eşlerine ve çocuklarına karşı şiddet içeren davranışlarda bulunduğu bildirilmiştir.
Vandalizmin özellikle adölesan çağda ilaç, uyuşturucu ve alkolün kötüye
kullanımıyla ilişkili olduğu saptanmış olup; kokain kullanan adölesanlarda
% 57 oranında vandalist davranışlar görülmüştür. Özellikle sosyoekonomik
düzeyi düşük okul çağındaki gençlerde sık karşılaşılmaktadır. 16 ayrı liseden
7340 öğrenci arasında yapılan bir çalışmada öğrencilerin % 5’inde vandalist
davranışların gözlendiği bildirilmektedir.
Vandalizme kentsel toplumlarda değişik
şekillerde karşılaşılmaktadır. ABD’de yapılan bir araştırmada, vandalların
ve hırsızların özellikle yaşlı nüfusa karşı saldırılarında son yıllarda
artış olduğu görülmüştür. San Francisco’da demiryollarının son yıllarda
vandalist saldırılarda artış olduğu bildirilmiştir. Vandalizmde organik
sebepler de araştırılmıştır. Nörolojik bir rahatsızlık olan Tourette Sendromu’nda
vandalist davranışlara rastlanabileceği, organik beyin hastalığı olan 75
yaşında bir erkeğin telefon sistemine vandalist davranışların olduğu belirtilmiştir.
Sonuç
Vandalizm özellikle kent toplumunu
yakından ilgilendiren genç nüfusta sıklıkla karşılaşılan toplumsal ve güncel
bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Suç oranının bu gruplarda yoğunlaşma
nedeni, adölesan dönemde meydana gelen hızlı emosyonel ve fizyolojik değişikliklere
bağlanabilir.
Sivas’ta yapılan bir çalışmada, farik
ve mümeyyizlik muayenesi için gönderilen kamuya zarar veren şiddet davranışlarında
bulunan çocukların çoğunun ebeveynlerinden uzak oldukları belirtilmektedir.
Eğitim ve ilgi, sevgi, şefkat gibi değerlerin verilemeyen yetişme çağındaki
insanların suça eğilimli sosyal bir çevreye itildikleri düşünülebilir.
Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda,
vandalizmin uygun eğitim ve psikiyatrik tedavi ile düzeltilebilir bir davranış
olduğu belirtilmektedir. Bu kişilerin tedavisinin yanında, ailesiyle
birlikte davranış eğitim programlarının düzenlenmesi gerekmektedir.
Sosyal katmanlar arasında derin farklılıkların
olduğu, sağlıksız kentleşme sürecinin yaşandığı ülkemizde bu konunun ileride
daha büyük sorunlara sebep olmadan, sözcük olarak bile çok iyi bilinmeyen
vandalizmin varlığının kabul edilmesi ve ayrıca eğitim, pedagoji, psikiyatri,
adli tıp gibi disiplinleri ilgilendiren bu konunun kapsamlı olarak araştırılması,
çözüm önerilerinin gündeme getirilmesi gerekmektedir.
|