

Ayın Konuğu
- Op Dr. Hakan Özçelik
HEMOROİDLER
Op. Dr. Hakan Özçelik
Genel Cerrahi Uzmanı
GÜNCEL TEDAVİ
Halk arasında basur veya mayasır
olarak da tanımlanan hemorroidler, aynı bacaklarda oluşan varisler gibi
makat kanalı duvarındaki toplardamarların genişlemesi ve şişmesi sonucunda
meydana gelirler. Makat ağzında ele gelen şişlik, ağrı ve kanama ile kendini
gösteren hemorroidler toplumda orta yaş ve üzeri nüfusun büyük bir kısmını
ilgilendiren yaygın bir sağlık sorunudur. Bu denli yaygın olan hemorroidlerden
bildiğimiz ilaçlar ile veya cerrahi tadavi dışında günümüzde uygulanan
bir çok modern tedavi yöntemi ile zahmetsiz bir şekilde kurtulmak mümkündür.
HEMORROİDLERDE
KLİNİK BULGULAR VE TANI
Hemorroidler bulundukları yere göre
iç ve dış olarak ikiye ayrılırlar. Linea dentata denilen anatomik sınırın
üstünde kalan hemorroidler iç, altında kalan hemorroidler de dış hemorroid
olarak sınıflamaktayız.
İÇ HEMORROİDLER
Bu hemorroidlere ait şişlikler makatta
en çok sağ ön, sağ arka ve sol yan kadranda yerleşim gösterirler. Halk
arasında en çok karşılaşılan ve hemorroid dendiği zaman genelde kastedilen
iç hemorroidlerdir. Gözle görülmeyen bu hemorroidler ancak hasta ıkındırıldığında
veya dışkılama sırasında anal kanaldan dışarıya çıkarlar makat ağzındaki
basınç dışkılama veya ıkınma halinde en yoğun seviyededir bu nedenle uygun
pozisyonda hasta ıkındırılarak muayene edilmezse gözden kaçabilirler. İç
hemorroidler 4 derecede değerlendirilirler.
-
1. DERECE HEMORROİDLER: Bunlar makattan
dışarı çıkmadıkları için genellikle kanama bulgusu dışında fark edilmezler.
Ancak rektoskopik inceleme sonucu gözle nebilirler.
-
2. DERECE HEMORROİDLER: Bu hemorroid
pakeleri dışkılama sırasında makattan dışarı çıkarlar. Ikınma ve dışkılama
bittikten sonra kendiliklerinden içeri girerler.
-
3. DERECE HEMORROİDLER: Dışkılama sırasında
yada kendiliğinden dışarı çıkarlar ancak elle itilerek içeri girerler.
-
4. DECE HEMORROİDLER: Hemorroid pakeleri
atık daimi olarak makat dışındadır ve içeriye elle de itilemezler.
DIŞ HEMORROİDLER
Belirti ve bulgularına göre kronik
deri uzantıları ve tromboze dış hemorroid olarak 2 şekil vardır. Kronik
deri uzantıları hemen hiç belirti vermez. Yalnızca muayene sırasında anormal
bir çıkıntı olarak saptanırlar. Tromboze dış hemorroidler basur memeleri
içindeki toplar damarların patlaması sonucu meydana gelirler. Bunlar anüs
mukozası ve çevre derisi altında küçük gergin, mavimsi mor renkte ve ağrılı
bir şişlik şeklinde kendini belli ederler.
Tedavisi genelde konservatif olmakla
birlikte bazı durumlarda lokal anestezi altında oluşan pıhtının boşaltılması
hastada belirgin bir düzelme sağlar. Hemorroidlerde genellikle 50 yaş üstü
nüfusun yarısında (Bu Amerikaya ait veridir.) hemorroid belirtileri görülmektedir.
Başlıcaları kanama kaşınma, ağrı, kirlenme, akıntı ve mukozal prolapsustur.
(Anal kanal duvarının makattan dışarı çıkması halidir.) Hastaların çoğu
utandıkları için doktora başvurmazlar ve kendilerin krem ve fitillerle
tedavi etmek isterler yada doktora muayene olmadan sadece bu tür ilaçları
kendilerine yazılmasını isterler. Ancak bilinmelidir ki kanama sadece hemorroidden
olmaz. Kanamaya neden olabilecek onlarca hastalığın yanı sıra bağırsak
kanserleri de kanama olan hastalarda bilhassa belirli yaş üstündekilerde
akla getirilmeli ve araştırılmalıdır. Bu nedenledir ki 2 - 3 günden fazla
kanaması olan hastaların mutlaka bir doktor kontrülünden geçmesi anoskopi,
rektoskopi, kolonoskopi ve ilaçlı barsak filmlerini çektirerek kanama nedeninin
araştırılması gerekmektedir. Böylece hayatı tehdit edebilecek kötü bir
hastalığın erkenden teşhis konularak tedavi yoluna gidilmesi sağlanabilir.
Hemorroidli hastaların en sık görülen şikayeti rektal kanamadır. Bu durum
genellikle dışkılama sırasında veya sonrasında olur. Ikınma ve sık dışkılama
ile artar. Nadiren kan kaybı kansızlığa yol açacak kadar şiddetli olabilir.
2. derece hemorroidlerde kanamaya ilaveten akıntı ve kaşıntı 3. derece
hemorroidlerde bütün bunlara ilaveten akıntı ve kaşıntı 3. derece hemorroidler
bütün bunlara ilaveten az miktarda gayta sızıntısı söz konusu olabilir.
4. derece hemorroidlerde ise kanama kaşınma kirlenme akıntı şikayetlerine
artık ağrı şikayetleri de eklenir.
TEDAVİ
Kanama eğer arasıra oluyorsa ve aşırı
ıkınma sonucu ortaya çıkıyorsa tedavi kanamanın nedenine yöneltilir buna
konservatif tedavi denir; yani hastaya kabızlığı ve ıkınmayı önleyici diyet
bazı gaita yumuşatıcı ilaçlar sıcak oturma banyoları, krem ve fitiller
verilerek kanamanın ağrının azaltılması yoluna gidilir. Bu tedaviye cevap
vermeyenlere günümüzün ameliyatsız ağrısız, dikişsiz, narkozsuz, modern
tedavi teknikleri olan lastik bant ligasyonu, skleroterapi veya İnfrared
Foto Koagulasyon denilen bir çeşit lazer tedavisi uygulanabilir. Bilhassa
1,2. bazende 3. derece hemorroidler için kullanılan bu teknikleri kısaca
gözden geçirelim.
LASTİK BANT
LİGASYONU
Lokal yada genel anestezi gerektirmeyen
ve muayenehane şartlarında kullanabilen bu yöntemin amacı, hemorroid
pakesinin dibine özel bir aletle lastik bir band yerleştirilerek kan dolaşımının
bozulmasını sağlamaktır. Böylece 4-5 gün ile 1 hafta içinde hemorroid pakesi
kuruyarak düşer. Uygun bir şekilde ve doğru endikasyonda yapıldığında 1,2.
ve bazı 3. derece iç hemorroidlerde oldukça başarılı sonuçlar alınan ağrısız
bir yöntemdir.
İNFRARED
FOTO KOAGULASYON
1. 2. ve bazı 3. derece bütün hemorroidlerin
tedavisinde özellikle kanamalı hemorroidlerde tercih edilen bir yöntemdir.
Muayenehane koşullarında rahatlıkla uygulanabilir. Hastaya herhangi bir
çeşit anestezi uygulamak gerekmez. Hemorroid pakesinin tabanına yakın mukoza
kısmına cihazın uç kısmını hafifçe bastırarak 1 ila 1.5 saniye arasında
3-5 defa kızıl ötesi ışın tatbik edilir. Böylece pakenin kanlanmasını sağlayan
damarlar yakılmış olur ve hemorroid pakesi zamanla küçülerek kaybolur.
Nadiren tedavinin bir kaç defa tekrarlanması gerekebilir.
SKLEROTERAPİ
1.ve 2. derece hemorroidlerin tedavisinde
kullanılan diğer bir yöntemdir. Özel olarak hazırlanmış sklerozan maddenin
(Aethoxysklerol), özel bir enjektörle hemorroid pakesinin dip kısmına mukoza
altına verilmesi işlemidir. Birkaç seans gerektirebilir. İşlem sırasında
hasta ağrı duymaz. Sadece makatta hafif bir dolgunluk olarak hissedilir.
Anestezi gerektirmeden muayenehane koşullarında rahatlıkla uygulanabilir.
Hemmoroidlerin
oluşumu nasıl önlenir?
Tuvalet ihtiyacı hissetiğinde, hemen
bağırsakları boşaltmak yoluna gidilmeli ve büyük abdest içeride tutulmamalıdır.
Egzersiz, yürüyüş, bol sıvı ve lifli gıda alımı kabızlığı azaltır ve büyük
abdestin kolay bir şekilde geçişini sağlar. Tuvalette uzun süre kalınmamalıdır.
1. ve 2. derecedeki hemorroidler.
makatta çatlak , tromboze hemorroid, ağrı, kaşınma, enfeksiyonlar,
sfinkter spazmı yada gebelik döneminde oluşan kabızlık gibi proktolojik
hastalıkların tedavilerinde önemli bir yardımcıdır.
Anal çabuk buzdolabında yaklaşık
olarak bir iki saat saklanır. Uygulamadan önce kayganlaştırıcı jel ile
yağlanır ve hemen ardından anal kanlada 5-10 dakika süre ile kalmalıdır.
Anokryo’nun her hangi bir yan etkisine rastlanmamış olup, tedavinin evde
yapılması uygundur.
|