

BESİN
ZEHİRLENMELERİ
Hazırlayan: Doç. Dr. Esin ŞENOL
G.Ü.T.F Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon
Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara
Besin zehirlenmeleri özellikle yaz
aylarında artan mevsimsel özellik gösteren infeksiyonlardır.
Besin zehirlenmesi nedir ?
Son 72 saat içinde,
bir mikroorganizma veya toksini ile bulaşmış bir besinin tüketiminin ardından
ishal, bulantı, kusma, karın ağrıları, karında kramplar gibi sindirim
sistemini ilgilendiren bulguların ortaya çıktığı bir hastalık tablosudur.
Besin zehirlenmeleri tüm dünyada yaygın,
önemli bir halk sağlığı sorunudur. Çoğunlukla hafif seyirli ve kendini
sınırlayan hastalıklardır. Ancak besin zehirlenmesine yol açan etken ve
konakla ilişkili faktörler hastalığın zaman zaman daha ağır seyirli ve
hatta ölümcül seyretmesine yol açabilmektedir. Son yıllarda özellikle hamburger,
biftek ve çiğ süt tüketimi ile ilişkili salgınlara yol açan ve toksin yapımı
ile böbrek yetmezliği, kanlı ishal ve kanama gibi bulgulara yol açan bir
bakteri (E.coli 0 157:H7) örneğinde veya besin yolu ile bulaşan tifo ve
paratifo bakterileri örneğinde olduğu gibi. Ayrıca, zaten vücutlarında
sıvı eksiği olanlar, bebekler ve yaşlılar gibi uç yaşlardaki kişiler, beslenme
bozukluğu olan kişilerde gelişen tablonun ağır veya ölümcül olma riski
vardır.
Besin zehirlenmeleri çoğunlukla birden
fazla kişiyi ilgilendirir. Bazen tek tek olgular, bazen yerel salgınlar
(işyerleri, hastaneler, lokantalar), bazen de daha büyük çaplı salgınlar
şeklinde görülebilir.
Besin zehirlenmelerine çoğunlukla
bakteri türü mikroorganizmalar yol açar. Bu bakteriler 5-70 0
C arasında, en çokda oda ısısı ve üzerindeki derecelerde çoğalma eğilimi
gösterirler. Genellikle 5 0 C ve altındaki derecelerde çoğalamazlar.
Bu nedenle yaz aylarında görülme sıklığı artmaktadır. Bu etkenler
ancak 70 0 C ve üzerindeki ısılarda uygun süre ısıtma ve pastörizasyon
ile ölür. Yine bu etkenler (pH<4.5) asit ortamlarda yani düşük nem, yüksek
tuz ve şeker içeren gıdalarda ise çoğalamaz. Isıtılma sırasında ısının
gıdaya tümü ile ulaşması çok önemlidir. Örnek olarak yapılan bir araştırmada
iyi kızartılmış gibi görünen (13-15 dakika kadar) sosis ve bifteklerin
ortalarında besin zehirlenmelerine yol açan etkenler üretilmiştir. Bu anlamda
daha yüzeyel ısınmaya yol açan ızgara ve kızartma gibi yöntemlerden çok
fırında pişirme, basınçlı buhar yolu ile yüksek derecelerde ve homojen
pişirmeyi sağlıyan düdüklü tencerede ısıtma veya mikrodalga fırınlar daha
emniyetli kabul edilmektedir. Ayrıca donmuş gıdalar, donmuş oldukları sürece
ve tüketim tarihleri dikkate alınmak koşulu ile emniyetlidir. Bunlar dışında
sert peynir, yoğurt, pastörize sütten yapılmış tereyağ gibi ürünler, asit
ortam ve düşük nem koşulları nedeni ile emniyetli kabul edilmektedir. Yeterince
pişirilmiş, kaynatılmiş besinler, çay, kahve, asitli gıdalar, reçel gibi
yüksek şekerli gıdalar, karbonatlı ve şişelenmiş gıdalar da güvenle tüketilebilecek
gıdalar arasındadır.
Besin zehirlenmeleri neden, nasıl olur?
Bir gıdaya, besin zehirlenmesine yol
açan etken 3 yoldan ulaşır. Birincisi gıdanın kendisi bu etkeni içerir. Özellikle
hayvan kaynaklı gıdalar, bunlar arasında da özellikle kümes hayvanları
(hayvanların kendileri bu etkenlerle hasta olabildikleri için) bu tür bulaşta
rol oynar. İkincisinde işlenmemiş gıdaya katılan maddeler nedeniyle bulaş
olabilir. Üçüncüsünde ise gıdayı hazırlayan kişi veya gıdanın hazırlandığı
çevreden bulaş olabilir. Bu nedenle ishalli kişiler, özellikle ellerinde
veya vücutlarının başka bölümlerinde yara olan kişiler iyileşene kadar
gıda hazırlamamalıdırlar. Çevreden bulaşın önlenmesinde ise gıdanın hazırlandığı
ortamın temizliği, ısıtılmamış yiyeceklerle ısıtılmış yiyeceklerin aynı
ortamda hazırlanıp sunulmaması, gıda hazırlayan kişinin ellerini sıklıkla
yıkaması önemlidir .
Yukarıda tanımlandığı gibi asidite,
düşük nem gibi gıdaya ilişkin bazı özellikler de o gıdada etkenin var olup
olmayacağını belirler.
Hangi besinlerde dikkatli olunmalı ?
Besin zehirlenmelerinden özellikle
yüksek proteinli gıdalar (hamburger, kümes hayvanları, yumurta, kremalı
gıdalar vb…), kirli kullanma suyu veya insan dışkısının gübre olarak kullanıldığı
koşullarda yeterince pişirilmeden tüketilen meyve ve sebzeler, özellikle
fast food restoranlarda sunulan ızgara türü yiyecekler, hazırlanması sırasında
çok işlem gerektiren yiyecekler (köfte vb.), pastörize edilmemiş süt ve
bu sütten hazırlanan süt ürünleri, iki saatten fazla oda ısısında bekletilmiş
ve tüketilmeden önce tekrar ısıtılmayan gıdalar ( zeytinyağlı yiyecekler,
soğuk sandviçler, salatalar vb..), özellikle midye gibi kabuklular olmak
üzere kirli denizlerden çıkarılan deniz hayvanları sorumlu tutulmaktadır.
Eğer kümes hayvanı hasta ise, etken yumurtlama sırasında özellikle yumurtanın
dış yüzeyine bulaştığından, kabuğu çatlak, kırık olan yumurtaların ve bunlardan
hazırlanan salata, mayonez türü gıdaların da riskli olduğunu bir kez daha
anımsatmak gerekir.
Kimler risk altında ?
Konakla ilgili besin zehirlenmelerine
eğilimi artıran faktörler arasında mide asiditesinde azalma ve barsaktaki
zararsız bakterileri yok eden antibiyotik kullanımından söz etmek yerinde
olacaktır. Özellikle yaz aylarında gereksiz antibiyotik ve antiasit kullanımından
kaçınılmalıdır. Bu ayrıca bazen aynı besini çok sayıda kişi tükettiği halde
neden bir kaç veya bir kişinin etkilendiğini de açıklamaktadır.
Besin zehirlenmelerinde tedavi nasıldır ?
Besin zehirlenmeleri
genellikle kendiliğinden sınırlanan tablolar olduğu için çoğunlukla kaybedilen
sıvının ağızdan alınan sıvılarla telafisi yeterli olmaktadır. Ancak bazı
durumlarda mutlak hekime başvurmak gerekir.
Hangi durumlarda doktora başvurulmalı ?
Bunlar; dışkının kanlı olması,
hastada 38.5 0C üzerinde ateş olması, 24 saatte 6 kezden fazla şekilsiz
dışkılama, ishalin 48 saatten uzun sürmesi, hastanın bebek veya yaşlı olması,
50 yaşın üzerinde bir kişide şiddetli karın ağrısı ile birlikte ishal olması
olarak tanımlanabilir.
İshal dışında süregiden kusmalar nedeniyle
hasta ağızdan sıvı alamıyorsa bu durumda da bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Zehirlenen kişi nasıl beslenmeli ?
Besin zehirlenmesi tablosu olan kişilerde, ishal sırasında barsakların dinlenmeye gereksinimi olduğu
ve gıda alımının olayı kötüleştirebileceği tarzındaki yanlış inanca bağlı
olarak beslenmenin durdurulması doğru bir yaklaşım değildir. Tam tersine
harap olan barsak hücrelerinin çabuk toparlanması ve hastalık nedeniyle
kaybedilen enerji açığının kapatılması için uygun gıdalarla beslenmeye
devam etmek gereklidir. İshal süresince süt ve sütte bulunan laktozu içeren
diğer gıdaların ve kafeinli içeceklerin tüketilmemesi önerilmektedir. Tuzlu
krakerler, çorbalar, yoğurt, kola türü içecekler, pirinç ve patetes tarzı
besinler, çorbalar ve Oral Rehidratasyon Sıvısı (ORS)
ishal sırasında tüketimi önerilen gıdalardır.
ORS paketleri sağlık ocakları veya eczanelerden sağlanabilir. ORS,
paketlerin üzerindeki önerilere uygun olarak hazırlanmalıdır.
Ayrıca ishal için barsak hareketlerini
durdurucu ilaçlar kullanmak genellikle bir yarar sağlamadığı gibi özellikle
ateş, şiddetli karın ağrıları, karında kramplar, kanlı ishal gibi bulguların
varlığında tehlikeli bile olabileceği unutulmamalıdır.
|