

Kolesterol Nedir ?, Kimler Risk Altında ?
Hazırlayan:
Prof. Dr. Tekin Akpolat
19 Mayıs
Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nefroloji
Bilim Dalı
Kolesterol
nedir?
Kolesterol yaşam için gerekli olan
mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar,
kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur.
Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu....), D vitamini
ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok
az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda
kolesterol varsa bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine,
daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar. Arteriyosklerozda damar duvarında
biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum...
gibi maddeler de birikir. Toplumda arteriyoskleroz için damar sertliği,
damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullanılmaktadır.Damarlar tüm vücutta
yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek... gibi organlara kan taşıyarak
bu organların görev yapmasını sağlar. Kolesterol hangi organın damarında
birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin; kalbi besleyen
atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa göğüs ağrısı,
kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi
yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
İyi
kolesterol-Kötü kolesterol
Kolesterol, yağımsı bir maddedir.
Normal koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de su özelliklerini
taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve
taşınması için karaciğerde bir protein ile birleştirilir (paket edilir).
Bu kolesterol ile protein birleşimine lipoprotein adı verilir. Değişik
tipte lipoproteinler vardır:1.LDL (low density lipoprotein, düşük yoğunluklu
lipoprotein): Kötü huylu kolesteroldür.2.HDL (high density lipoprotein,
yüksek yoğunluklu lipoprotein): İyi huylu kolesteroldür.HDL ve LDL kolesterolden
başka lipoproteinler de vardır.
Yağ metabolizması bozukluğu olan hastaların yaptırdığı
diğer bir kan incelemesi de trigliserid ölçümüdür. Trigliserid de kolesterol
gibi kanda çözünen bir yağdır. Kan trigliserid düzeyi ile arteriyoskleroz
arasındaki ilişki kolesterol kadar belirgin değildir.
Yüksek
kolesterol nedir?
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün
yüksek olması hasta için risk taşır. HDL-kolesterolün düşük olması da bir
risktir.
20 yaşın üzerinde Kan kolesterol
düzeyi
200 mg/dl'nin
altı istenilen düzeydir.
200-239 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
240 mg/dl'nin üstü ise yüksektir.
Kan LDL-kolesterol düzeyi
130 mg/dl'nin altı istenilen
düzeydir.
130-159 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
Kan HDL-kolesterol düzeyi
35 mg/dl'nin altı düşüktür.
Kanda Kolesterol >200 mg/dl
veya LDL-kolesterol>130 mg/dl
veya HDL-kolesterol <35 mg/dl İSE >RİSK FAZLADIR
HDL-kolesterol yükseldikçe
risk azalır. Ortalama HDL-kolesterol düzeyi kadında 55 mg/dl ve erkekte
45 mg/dl’dir yani kadınlar bu yönden daha şanslıdır.
Kan trigliserid ölçümüne göre sınıflandırma
< 200 mg/dl ----> Normal
200-400 mg/dl ----> Sınırda yüksek
400-1000 mg/dl ----> Yüksek
> 1000 mg/dl ----> Çok yüksek
Kanda kolesterolün yüksek olması bir yağ metabolizması bozukluğudur. Yağ metabolizması
bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken kan alınarak öncelikle
kolesterol, LDL-kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeyi ölçülmesidir.
Tedaviye karar vermeden önce bu değerler en az 2 kere ölçülmelidir.Tedavi
düzenlenirken öncelikle LDL-kolesterol düzeyleri temel alınmalıdır.
Kolesterol
niye yükselir?
Kanda kolesterol düzeyini etkileyen
çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları önlenebilir niteliktedir.
Bunlardan bazıları:
1.Kalıtımsal Faktörler
2.Gıdalar
3.Şişmanlık
4.Stres
gibi faktörler kolesterolü ve kötü huylu kolesterolü yükseltir.Düzenli
egzersiz iyi huylu kolesterolü yükseltir ve kötü huylu kolesterolü azaltır.60-65
yaşa kadar yaşla birlikte kolesterol düzeyi artar. Kadınlarda menopozdan
sonra kolesterol düzeyi artar.
Kolesterol
yükselmesine yol açan hastalıklar
Bazı hastalıklarda kolesterol düzeyi
yükselir. Bu hastalıkları ikiye ayırarak incelemek mümkündür:
1.Kalıtsal yağ metabolizması hastalıkları
A.Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz
çalışması.
B.Karaciğer hastalıkları
C.Nefrit: Böbreğin mikrobik olmayan
iltihabi hastalıkları
D.Şeker hastalığı
E.Şişmanlık
F.Bazı ilaçlar
2.Diğer hastalıklar
Kolesterolün
önemi nedir?
Kalp ve damar hastalıkları Türkiye'de
ve diğer ülkelerde ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın sorunlardır.
Türkiye’de 6 milyon kişide kan kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239
mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir (240 mg/dl). Gelişmiş ülkelerde ölüm
nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol,
yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler
önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü kalp
ve damar hastalıklarını 1 numaralı insanlık düşmanı ilan etmiştir.Kalp
ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere kardiyovasküler risk faktörleri
adı verilir. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için
risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün
düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç,
damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı
daha fazladır.
Kardiyovasküler Risk Faktörleri
Kolesterolü yüksek hastalarda, kardiyovasküler
risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse değiştirilmesi, tedavinin
temel noktalarından birisidir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol
yüksekliği dışındaki kardiyovasküler risk faktörlerine de sık rastlanır
ve bu kardiyovasküler risk faktörlerinin düzeltilmesi ile kardiyovasküler
kalıcı hasar ve ölüm riski kesin olarak azaltılır. Aşağıda kardiyovasküler
risk faktörleri özetlenmiştir:
Hipertansiyon
Lipid (yağ) metabolizması bozukluğu, Kolesterol yüksekliği
Sigara Diyabetes mellitus (şeker hastalığı)
Şişmanlık
Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam
Yüksek hematokrit (kanda çok fazla hücre bulunması)
Artmış trombojenik faktörler (kanı pıhtılaştıran faktörler )
İleri yaş
Erkek cinsiyet
Aile öyküsü
Tip A kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, obsesif hırslı ve gergin kişilik)
Östrojen eksikliği
Alkol yoksunluğu (alkol bağımlılığı)
Fibrinojen yüksekliği
Ürik asit yüksekliği
Lipoprotein (a)
Belirgin beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı
Hipertansiyon, her yaş, cins, ırk için önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür ve hem büyük hem küçük
tansiyonun yükseldikçe kardiyovasküler risk artmaktadır. Hipertansiyon
tedavisi ile kardiyovasküler risk azalmaktadır.
Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları,
majör ve düzeltilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir.
Yapılan tüm büyük çalışmalarda serum kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler
risk arasındaki ilişki gösterilmiştir. HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir
kardiyovasküler risk faktörüdür. Diyetin kolesterol içeriği ile kardiyovasküler
risk arasında da doğrudan ilişki vardır.
Şişmanlık ile koroner arter hastalığı
arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak şişman hastalarda,
hipertansiyon, fiziksel aktivite azlığı, diyabetes mellitus (şeker hastalığı)
ve lipid metabolizması gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine da
daha sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörler, şişmanlığın bağımsız
etkisini maskeleyebilir.
Günümüzde şişmanlık
tanım ve sınıflandırmasında beden kitle indeksi kullanılmaktadır.Beden
kitle indeksi=Beden ağırlığı(kg)/Boy(m)2 formülü ile hesaplanır.Örneğin
vücut ağırlığı 85 kg, boyu 1.74 m olan bir insanda;Beden kitle indeksi=85/1.74x1.74=28’dir.Beden
kitle indeksine göre kilo durumu aşağıda özetlenmiştir.<18.5
Zayıf18.5-24.9 Normal (sağlıklı)25-29.9 Fazla kilolu (gürbüz)30-39.9
Şişman>40 Tehlikeli şişmanYukarıdaki örnekteki kişi gürbüzdür.
Beden kitle indeksinizi
hesaplayınız.
Yetersiz egzersiz kardiyovasküler
riski arttırır. Öte yandan sedanter yaşam, kan şekeri, kolesterol ve kan
basıncı kontrolunu zorlaştırır. Düzenli egzersiz yapanlarda, koroner arter
hastalığı riski de azalır.
Diyabetes mellitus (şeker hastalığı)
iyi bilinen bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Ayrıca diyabetik hastalarda
lipid (yağ) metabolizmasi bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer
kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır.
Sigara, koroner arter hastalığı sıklığını
arttırdığı gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin etkisini de arttırır.
Sigara içimi, Türkiye'deki en önemli sağlık problemlerinden birisidir ve
ne yazık ki kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Sigaranın bırakılması
ile koroner arter hastalığı riski azalır ve bu azalma 12 ay sonra en belirgin
hale gelir.
Tip A kişiliğine sahip kişiler, mükemmeliyetçi,
obsesif, hırslı ve gergin bir özellik sergilerler.
Yüksek
kolesterolün vücuda verdiği zararlar
Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol
yavaş yavaş (yıllar içinde) damar duvarında birikir. Bu birikim sonucu
o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar. Bu durum bir su borusunda pisliklerin
birikmesine benzetilebilir. Kolesterol hangi damarda birikmişse o damarla
ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya çıkar.Kolesterol yüksekliğinde
belirti ve bulgular çoğu zaman ani kolesterol yükselmesine bağlı değildir,
uzun süreli kolesterol yüksekliğinin damar duvarında kolesterol birikmesine
yol açmasının sonucudur. Yani kolesterolünüz şu andaki değerinin 2-3 katına
yükselse ve 3-4 saat yüksek kalsa size bir zararı olmaz. Asıl sorun sizde
daha önce uzun süreli kolesterol yüksekliği olmasıdır.Kalbi besleyen damarlarda
(koroner arter) kolesterol birikimi bu damarlarda tıkanma ve daralmanın
sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden
olur. Bunların sonucu hasta koroner by pass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın
ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti (balonla daralmış koroner arterin
genişletilmesi) işlemine ihtiyaç duyabilir.Beyini besleyen boyun damarlarında
kolesterol birikimi olması felçlere, konuşma bozukluklarına, dengesiz yürümeye,
bilinç kaybına yol açar.Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek
tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.Ana atardamarda (aort) kolesterol
birikimi de tehlikelidir. Buradan kopan kolesterol birikintileri daha küçük
damarları tıkayarak çok değişik sorunlara yol açabilirler: Bağırsağı besleyen
damarları tıkayarak bağırsak ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe,
bacak damarlarını tıkayarak gangrene... yol açabilirler.
Kolesterol yüksekliğine bağlı
sorunlar ortaya çıktığı zaman hasta geç kalmış olabilir; bu nedenle kolesterol
yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok önemlidir.
Kolesterol-yüksek
tansiyon ilişkisi
Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında
doğrudan bir ilişki yoktur. Yani kolesterol yüksekliği yüksek tansiyona,
yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine yol açmaz. Ancak ikisinin hedefi
ve zarar verdiği organ aynıdır: Kan damarları. Yüksek tansiyon kan
damarındaki basıncı yükselterek aşınma, yırtılmalara neden olur. Bu durum
su borusu içindeki basıncın artmasına bağlı sorunlara benzetilebilir. Yüksek
kolesterol de damar duvarında kolesterol birikimine yol açarak damarlarda
daralma, tıkanmalara yol açar. Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği
kan damarına diğerinin verdiği zararın şiddetini arttırır ve ortaya çıkmasını
çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği hem de yüksek tansiyon
tedavi edilmelidir.
|