

Şişmanlık
(Obezite) ve Tedavisi
Hazırlayan:
Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü
Şişmanlığa Neden Olan Risk
Faktörleri
Şişmanlığın Belirlenmesi
ve Beden Kitle İndeksi
Şişmanlığa Neden Olabilen
Hatalı Davranışlardan Bazıları
Şişmanlığın Tedavisinde
Kullanılan Yöntemler
Şişmanlıkta Diyet Tedavisinin
Amaçları Nelerdir?
Zayıflama Diyetlerinde
Egzersizin Önemi
Zayıflama Diyetini Uygularken
Uyulması Gereken Öneriler
Şişmanlık (obezite); vücut yağ miktarının
sağlığı bozacak düzeyde artmasıdır. Enerji alımının enerji tüketiminden
daha fazla olduğu durumlarda ortaya çıkar. Şişmanlık sadece estetik açıdan
değil bazı hastalıkların ortaya çıkışını kolaylaştırması, yaşam süresini
olumsuz yönde etkilemesi gibi nedenlerle önemli bir sağlık sorunudur.
Şişmanlık; kalp hastalıkları, yüksek
tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, solunum rahatsızlıkları,
eklem hastalıkları, safra kesesi hastalıkları ve bazı kanser türleri ile
ilişkisi olan, insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır.
Şişman kişilerin zayıflamak için gösterdikleri
çabalar çoğunlukla sonuçsuz kalmakta ve verilen kiloların zaman içinde
geri alındığı gözlenmektedir. Genellikle şişmanlamak kolay, zayıflamaksa
güçtür. Bu nedenle şişmanlığın tedavisinden önce, önlenmesi doğrudur. Şişmanlığın
önlenmesinde en önemli kural, küçük yaştan itibaren yeterli ve dengeli
beslenmenin sağlanması ve enerji dengesine uygun bir beslenme alışkanlığının
kazandırılmasıdır.
Şişmanlığa
Neden Olan Risk Faktörleri
Fiziksel aktivite
Beslenme alışkanlıkları
Yaş
Cinsiyet (Kadın)
Irksal faktörler
Eğitim düzeyi
Evlilik
Doğum sayısı
Sigarayı bırakma
Alkol
Psikolojik bozukluklar
Metabolik ve hormonal bozukluklar
Şişmanlığın
Belirlenmesi
Bir kişinin şişman olup olmadığının
belirlenmesinin en iyi yolu, Beden Kitle İndeksi (BKİ) veya Body Mass
Index (BMI) olarak bilinen ve kolaylıkla hesaplanan bir yöntemin kullanılmasıdır.
Beden Kitle
İndeksi Nasıl Hesaplanır ?
Vücut ağırlığının (kg olarak), boy
uzunluğunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanır.
Örneğin :
Vücut ağırlığı 70 kg, boyu 1.60 m olan bir
kişinin beden kitle indeksi ;
70/1.602
= 70/1.60x1.60 = 70/2.56 = 27.34 kg/m2’dir.
Sizde Beden Kitle İndeksi
değerini öğrenmek için hesaplayıcımızı kullanabilirsiniz
Beden Kitle
İndeksi Nasıl Değerlendirilir?
| BMI
DEĞERİ |
DURUM |
| 18.5
kg/m2’nin altında ise |
zayıf |
| 18.5-24.9
kg/m2 arasında ise |
normal
kilolu |
| 25-29.9
kg/m2 arasında ise |
hafif
şişman (fazla kilolu) |
| 30-34.9
kg/m2 arasında ise |
orta
derecede şişman (I.Derece) |
| 35-39.9
kg/m2 arasında ise |
ağır
derecede şişman (II.Derece) |
| 40
kg/m2 üzerinde ise |
çok
ağır derecede şişman (III.Derece) |
Buna göre yukarıdaki örneğimizdeki
kişi beden kitle indeksine göre hafif şişmandır.
Kişinin beden kitle indeksinin
25- 29.9 kg/m2 arasında olması, o kişinin şişmanlık sınıfına aday
olduğunu gösterir. Bu durum, özellikle bazı hususlara dikkat
edilmesi gerektiğinin göstergesidir. Beden kitle indeksi bu değerler
arasında olan kişi;
Fazla yağlı yemeklerden kaçınarak
(kızartmalar, kavurmalar, yağlı etler, salam, sosis, soslar, mayonez,
tahin, çukulata gibi)
Dengeli ve sağlıklı bir şekilde
beslenerek
Fiziksel aktivitesini artırarak
(yürüyüş yapmak gibi) beden kitle indeksinin 30kg/m2’nin üzerine çıkmasını
önlemiş olur.
Beden kitle indeksinin 30kg/m2’nin
üzerinde olması şişmanlık olarak kabul edilmiştir. Bu değere ulaşan kişilerin
önemli sağlık riskine sahip oldukları bilinmektedir. Beden kitle indeksi
değerinin 30kg/m2’nin üzerinde olması ile bireylerin vücut yağ miktarlarının
da çok fazla olabileceği tahmin edilmektedir.
Şişmanlığa
Neden Olabilen Hatalı Davranışlardan Bazıları
Hızlı yemek, büyük lokmalar almak, az
çiğnemek
Öğün atlamak, öğün aralarında sürekli
bir şeyler atıştırmak,
Sıkıntılı veya stresli durumlarda aşırı
yemek,
Ziyaret ve davetlere sık sık katılmak
ve bütün ikramları kabul etmek
Akşam yemeğinden sonra yatıncaya kadar
sürekli yemek,
Su içmemek veya az içmek,
Özellikle çalışan kişilerde, akşam eve
geldikten sonra yemek zamanına kadar atıştırmak ve sonra tekrar yemek yemek.
Şişmanlığın
tedavisinde kullanılan yöntemler :
Diyet
Fiziksel aktivitenin artırılması
Davranış değişikliği
İlaç
Cerrahi yöntemlerdir.
Bu yöntemlerden, özellikle ilk üçü; düşük
enerjili diyet, fiziksel aktivitenin artırılması ve davranış değişikliğinin
sağlanması birlikte uygulandığında, hem ağırlık kaybını sağlamada
hem de kaybedilen ağırlığın korunmasında büyük başarı sağlanmaktadır.
Diyete başlarken ve belirli aralıklarla
vücut ağırlığının ve kan basıncının ölçümü yapılmalı, kan ürik asit, trigliserit,
kolesterol, glikoz, T3 ve T4 gibi hormon düzeyleri saptanmalıdır.
Bireyin günlük kalori alımı, harcadığından
daha az düzeyde olmalı , zayıflama diyeti haftada 0.5-1 kg ağırlık kaybına
neden olacak şekilde düzenlenmelidir. Kalıcı bir zayıflama sağlayabilmek
ve yağ kitlesinin daha çok kaybedilmesi için yavaş zayıflama önerilmektedir.
Şişmanlıkta
Diyet Tedavisinin Amaçları Nelerdir?
Şişmanlık tedavisinde kullanılacak
diyet örnekleri ile ilgili bir çok yayın, magazin, kadın dergileri, televizyon
programları, kitaplar mevcuttur. Bu tür yayınlar günümüzde geniş bir izleyici
kitlesine sahiptir. Diyet tedavisinde bilimsel ilkelere uyulması sağlıklı
bir zayıflamanın sağlanmasında en güvenli yoldur. Enerji kısıtlı dengelenmiş
bir diyet tedavisinin ana ilkeleri şunlardır :
Vücut ağırlığını olması gereken
düzeye indirilmesi ve bu düzeyin korunması sağlanmalıdır. Beden kitle indeksinin
18.5-24.9 kg/m2 arasında olmasını sağlayan vücut ağırlığı değerleri bireyin
normal kilolu olduğunu gösterir. Normal kiloya ulaşıldıktan sonra bunun
korunması önemlidir.
Bireyin gereksinim duyduğu temel
besin ögeleri yeterli ve dengeli olarak sağlanmalıdır. Tek bir besinle
yapılan veya belirli birkaç besinin kullanıldığı, çok düşük enerjili
diyetler sakıncalıdır. Zayıflama diyetinde enerji kısıtlanır ancak bireyin
gereksinimi olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve sıvının
sağlanması gerekir.
Zayıflama diyeti bireyin
alışkanlıklarına, yaşam biçimine, inançlarına, sosyo-ekonomik koşullarına
uygun olmalıdır.
Diyet tedavisi ile uzun sürede
hastaya yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazandırılmalıdır.
Diyette yeterli posa sağlanmalıdır.
Posa açlık hissini geciktirir, yemek yeme süresini uzatır, mide boşalma
hızını geciktirir, barsak hareketlerini artırır ve böylece ağırlık kaybına
neden olur.
Öğün sayısını düzenlemelidir. Öğün
sayısı belirli aralıklarla ve düzende, 6-8 öğün gibi olmalıdır. Böylece
aşırı yemek yeme, acıkma hissi, atıştırmalar önlenir.
Diyetten gelen enerjinin dengesi
sağlanmalıdır. Günlük kalori alımı harcadığından daha az düzeyde
olmalı , enerji kısıtlaması haftada 0.5-1 kg ağırlık kaybına neden olacak
şekilde düzenlenmelidir.
Şişmanlığa yol açan yiyeceklerin
neler olduğu belirtilerek tüketilmesi yasaklanmalıdır.
Zayıflama Diyetlerinde
Egzersizin Önemi
Genel olarak sağlıklı yaşam için egzersizin
önemi tartışılmaz. Birçok şişman kimseye göre; egzersizin anlamı jimnastik
salonları, yüzme havuzları, koşu alanları veya benzer yerlerde yapılan
hareketlerdir. Oysa günlük yaşamda bazı alışkanlıklar da egzersiz yerine
geçebilir. Örneğin kısa mesafelerde taşıt kullanmamak, asansöre binmemek,
hızlı tempoyla yürümek, ev işlerini kendi kendine yapmaya çalışmak gibi.
Ciddi şişmanlık olgularında nefes
problemleri, eklemlerle ilgili sorunlar ve denge güçlükleri söz konusudur.
Buna bağlı olarak seçilecek aktivite düzeyi bireyin kapasitesine uygun
olmalı ve yavaş yavaş artırılmalıdır. Kilo kaybı başladıktan sonra egzersiz
programları süresi ve güçlüğü kademeli olarak artırılmalıdır.
Zayıflama
Diyetini Uygularken Uyulması Gereken Öneriler
Alışverişte
Alışverişi tok karnına yapmak,
yenmemesi veya az yenmesi gereken besinleri satın almamak.
Alışverişe liste hazırlayıp çıkmak.
Yanına yapılan listeye yetecek
kadar para almak.
Yenmeye hazır besinleri almamak.
Satın alırken aynı gruptaki
besinlerin enerjisi düşük olanını seçmek (örn: yağlı peynir yerine
yağsız peynir almak gibi).
Yenmemesi gereken besinlerin olduğu
reyonlara uğramamak .
Evde ve İşte
Boş zamanlarda yiyecek atıştırmak
yerine egzersiz yapmak. Ev veya iş yerinde egzersiz için belirli bir alan
ayırmak.
Sabah kalkınca, her öğün öncesi,
sırası ve sonrasında 1 bardak ılık su içmek.
Önerilen yiyecekleri planlanan
zamanlarda yemek (5-6 öğün şeklinde). Öğün atlamamak.
Başkalarının ikramlarını kabul
etmemek ve bunu kabalık olarak nitelendirmemek. Çevredeki insanlara yemek
için ısrar etmeleri yerine, yememek için teşvik etmelerinin daha iyi olacağını
anlatmak .
Düzenli dışkılama alışkanlığı edinmek
(her gün sabah kalkınca).
Her hafta, sabah aç karnına, aynı
kıyafetlerle ve aynı terazide tartılmak ve ağırlığı kaydetmek.
Yemek Hazırlarken
ve Yemek Yerken
Göz önünde yiyecek bulundurmamak.
Mutfağa fazla zaman ayırmamak.
Şişmanlamaya neden olan besinleri evde
bulundurmamak, uygun besinleri buzdolabının ön tarafında bulundurmak.
Yemek için en küçük, yağsız salata için
büyük tabak kullanmak. Servis yapılan kepçenin küçük boy olmasına
dikkat etmek.
Yemeğin servis kabını masaya koymamak.
Yemek biter bitmez masadan kalkmak.
Tabakta yemek bırakmaktan çekinmemek,
hatta tabakta bir miktar yemek bırakmayı alışkanlık haline getirmek ve
kalanı ara öğünde yemek.
Mümkün olduğunca iyi çiğnemek ve yavaş
yiyerek lokmaların tadına varmak.
Lokmalar arasında çatalı kaşığı elinden
bırakmak.
Yemek yerken başka aktiviteler (TV seyretmek,
okumak gibi) yapmamak.
Akşam yemeğinden sonra (saat 20.00-21.00’den
sonra) bir şey yememek (şekersiz çay, ıhlamur vb. içilebilir).
Doyulmazsa tekrar alma şansı olduğunu
düşünerek tabağa mümkün olduğu kadar az yemek koymak, bir miktar yedikten
sonra bir süre bekleyip tokluk hissinin geldiğini görmek.
Yemek pişirirken düşük enerjili yemekler
pişirmeye gayret etmek (etli yemeklere yağ koymamak, yemeklerdeki yağ miktarını
azaltmak, kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirmek vb.).
Yemek yemeye yönlendiren riskli durumları
tespit etmek ve bu durumlardan uzak kalmaya çalışmak. Zengin soslar ve
süslemelerden kaçınmak.
Özel Günlerde
Kalorisiz ve düşük kalorili içecekleri
tercih etmek.
Her koşulda diyet listesine uygun
besinleri seçmeye özen göstermek.
Çok aç olunduğunda gitmeden önce
düşük enerjili besin (salata, meyve, ayran, çorba gibi) yemek.
Kendini besin tekliflerini reddetmeye
hazırlamak, aksilikler karşısında cesareti kırmamak. Eğer fazla yenirse
sonraki öğünü sadece salata ve biraz peynirle geçiştirmek.
TÜM BU ÖNERİLERİN
BAŞINDA UNUTULMAMASI GEREKEN İSE ;
KİLO VERME
KONUSUNDA
KENDİNE
GÜVENMEK,
SABIRLI OLMAK,
SIKINTILARI
YİYEREK GİDERMEK YERİNE BAŞKA FAALİYETLERDE BULUNMAKTIR (KİTAP OKUMAK GİBİ).
|