Aile Planlaması
Hazırlayan :
Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
Aile planlaması, istedikleri zaman,
istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için ailelere verilen hizmetlerin
tümüdür. Aile planlaması ailelerdeki kişi sayısını sınırlandırma anlamını
taşımaz. Amaç anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve çocuk sahibi
olmak istendiğinde gebeliğin oluşmasıdır. Çünkü iki yıldan az aralıklarla
yapılan doğumlar annenin vücut sağlığını önemli ölçüde bozmakta, gebelik
sırasında riskleri artırmakta, hatta ara vermeden arka arkaya yapılan doğumlar
anne ölümlerine neden olmaktadır. Ayrıca sık aralıklarla doğan çocukların
anne karnında gelişmeleri tam olmamakta (doğum ağırlığı düşük bebekler),
sakatlık oranı yükselmekte, bakımları güçleşmekte ve bebek ölümleri artmaktadır.
Bütün bunlar gözönüne alındığında
aile planlamasının amaçlarını şöyle sıralayabiliriz ;
Bireyleri ve aileleri, üreme sağlığı
konusunda eğitmek
Anne ölümlerini önlemek ve sağlığını
korumak
Bebeklerin sağlıkla doğmalarını
ve yaşamalarını sağlamak
Yüksek riskli gebelikleri önlemek
İstenmeyen gebelikleri önlemek
Çocuk sahibi olmak isteyenlere
tıbbi yardım sağlamak
Bireyleri aile planlaması yöntemleri
konusunda eğitmek.
Türkiye'de aile planlaması hizmetleri;
Sağlık Bakanlığı'na bağlı olan sağlık ocakları, ana-çocuk sağlığı ve aile
planlaması merkezleri ve hastanelerin yanında SSK hastaneleri, üniversite
ve diğer kamu kuruluşlarının hastaneleri ve özel sağlık merkezlerinde verilmektedir.
Kamu kuruluşlarında, kondom ve doğum kontrol hapları ücretsiz dağıtılmakta,
rahim içi araç (RİA) ücretsiz ya da çok düşük bir ücret karşılığında uygulanmaktadır.
Aile planlaması
yöntemleri
Aile planlaması amacı ile gebeliği
önleyici yöntemler, etkinliği yüksek sağlıklı modern yöntemler ve etkinliği
düşük eski yöntemler olarak iki grupta incelenmektedir.
A. Etkinliği yüksek, sağlıklı, modern
yöntemler
1. Prezervatif
(kondom, kılıf)
Erkek tohum hücrelerinin (spermlerinin)
vajina(hazneye) dökülmesini, dolayısı ile sperm ve yumurtanın karşılaşmasını
engelleyerek gebeliği önler. Bir başka özelliği de cinsel yolla bulaşan
hastalıkların bulaşmasını engelleyen tek yöntem olmasıdır. (örn: AIDS,
sifiliz, bel soğukluğu vs.) Halk arasında kılıf diye de bilinir. Cinsel
ilişki öncesi erkek tarafından doğru şekilde kullanıldığında koruyuculuk
oranı % 95 - 98 ‘ dir. Her bir prezervatif bir defa kullanılmalıdır.
Sağlığa hiçbir zararı yoktur.
2. Vajinal
bariyerler (diyafram, sperm öldürücü krem, köpük, fitil)
Diyafram rahim ağzına takılarak spermlerin
içeriye geçmesini engeller. Sperm öldürücüler, vajinadaki tüm spermleri
işe yaramaz hale getirir.
Diyafram ve sperm öldürücüler birarada
ve doğru kullanıldığında etkinlikleri artar. İlişkiden önce kadın tarafından
yerine yerleştirilir. İlişkiden sonra en az 6 saat yerinde bırakılmalıdır.
Sağlığa bir zararları yoktur.
3. Rahim
içi araçlar (spiraller)
Rahim içine uygulanarak yumurtanın
rahim içine naklini, spermlerin yumurtanın yanına gitmesini ve döllenme
olsa bile rahim içinin özelliklerini bozarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini
engeller. Çıkarıldığında doğurganlık geri döner. Yan etkileri yok denecek
kadar azdır, kontrolleri düzenli olarak yapılrsa 10 yıl süre ile % 98 oranında
korur.
4. Hormonal
yöntemler (doğum kontrol hapları, iğneleri)
Hemen hepsi, yumurtlamayı durdurur,
rahim ağzı tıkacını kalınlaştırarak spermin rahim içine girmesini engeller,
rahim içi zarı inceltir.
Haplar ağızdan alınır, 21 ile 25
gün kullanılanları vardır.
İğneler aylık ya da 3 aylık iki ayrı
formdadır. Enjeksiyon iğne tipine göre her ay, ya da 3 ayda bir kas
içine yapılarak uygulanır. Kullanımları bırakıldığında doğurganlık geri
döner.
Hormonal yöntem kullanmadan önce mutlaka
bir muayeneden geçip hangi yöntemin nasıl kullanılacağı hekim ve çift tarafından
kararlaştırılmalıdır. Koruyuculuk oranları doğru kullanıldıklarında % 100’e
çok yakındır.
Özellikle
5 yıldan uzun süre hap kullanan kadınlarda kullanmayanlara nazaran rahim
ve yumurtalık kanseri görülme sıklığı yaklaşık yarı yarıya azalmaktadır!.
5. Tüp ligasyonu
(kadınlarda kordonların (rahim kanalları) bağlanması)
Kadınlarda yumurtanın geçtiği rahim
kanallarının kapatılması ya da bağlanması işlemidir. Genellikle genel anestezi
ile yapılan küçük bir ameliyat gerektirir. Böylece sperm ve yumurtanın
karşılaşması engellenir. Geri dönüşü olmayan bir yöntemdir. Herhangi bir
şekilde adet bozukluklarına ya da hormonal değişime, cinsel istek azalmasına
neden olmaz. Kesinlikle bir daha çocuk sahibi olmak istemeyen çiftler tercih
etmelidir.
6. Vasektomi
(erkekte sperm kanallarının bağlanması)
Erkekte lokal anestezi ile spermin
geçtiği kanalların kesilmesi veya bağlanması işlemidir. Geri dönüşü yoktur.
Ancak erkeklik gücünde ya da cinsel ilişkide herhangi bir azalmaya veya
değişmeye neden olmaz.
|