

Cinsel gelişim
Hazırlayan:
Doç. Dr. Selahattin Şenol
Gazi Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü
Biyolojik özelliklerimizi temel
aldığımızda erkek ya da dişi olarak belirlenen bir cinsiyetimiz vardır.
Cinsellik ise bu biyolojik yapı üzerine eklenen sosyolojik, psikolojik
ve felsefi boyutları da içeren daha geniş bir tanımlamadır. Doğum öncesinden
ölüme kadar duyguları, düşünceleri, inançları, davranışları ve yaşantıları
içeren gelişimsel bir süreçtir. Belirli bir yaşam döneminde beklenen cinsel
duygular, inançlar ve davranışlar o yaşa uygun cinsel gelişimi belirler.
Cinsel gelişim ile ilgili bilgilerimiz
psikoseksüel gelişim kuramı ile ilgili temel bilgilere dayanmaktadır. Döneminde
birçok olumlu ve olumsuz eleştiri ile karşılaşan bu kuram 1915 yılında
Freud tarafından geliştirilmiştir. Psikoseksüel gelişim kuramı günümüzde
de sarsılmaz yerini korumaktadır. Başlangıçtaki eleştiriler, bu kuramda
aktarılan çocuk cinselliğinin yetişkin cinselliği ile karıştırılmasından
kaynaklanmıştır. Aslında çocuklarının cinsellikleri ile ilgili danışmanlık
isteyen anne babaların da çocuk ve yetişkin cinselliğini karıştırdıklarını
görmekteyiz.
Psikoseksüel gelişime göre cinsel
enerji değişik gelişim dönemlerinde değişik beden bölgelerine yönelmektedir.
İlk bir yılda ağız gereksinimler, doyumlar ve dış çevre ile ilişkilerde
kullanılan organdır. Bebekler tanımak için her şeyi ağızlarına götürmekte,
dünyayı ağızları ile tanımakta ve bundan hoşlanmaktadırlar. Bebekler annelerini
emmedikleri dönemlerde parmaklarını emmektedirler. Birinci yaştan sonra
ağız bölgesinin verdiği haz yerini çocuğun çişi ya da kakasını kontrol
edebilme yeteneğine bırakmaya başlar. Çocuk bu kontrolün kendi elinde olmasından
çok hoşlanmaktadır. İkinci yılda bu yeteneğin yanında çocuk altının temizlenmesi
sırasında ya da idrar yolu iltihabı ve bu bölge pişikleri sonucunda cinsel
organlarının farkına varır. Genel olarak bedenine dokunulmasından hoşlandığı
bu dönemde cinsel bölgelere dokunulması da haz vericidir. Ayrıca kız ya
da erkek olma ile ilgili ilk farklılıklar da bu yaşlarda başlamaktadır.
Çocuk cinsel oyunlarla anne ya da babadan hangisine benzediğini anlamaya
çalışmakta, sonrasında aynı cinsiyetten ebeveyn ile özdeşim kurarak o dönemi
tamamlamaktadır. Özetle çocuğun cinselliğe olan ilgisi bu özdeşim çabaları
ve bedeni ile ilgili hazların sürmesine yöneliktir. Yaklaşık 3-5 yaşları
arasında giderek azalan bu ilgi yerini daha haz veren ve doyurucu olan
kişilerarası etkileşim, arkadaşları ile oynama ve öğrenme çabalarına bırakmaktadır.
Ergenlik ile daha önceki bu özdeşimler
ve cinsiyet hormonlarının etkisi ile cinsel kimlik oluşacaktır. Burada
sözü edilen artık erişkin cinselliğine yönelik adımları içermektedir. Çünkü
yetişkine benzeyen düşünce sistemi ve hormonların etkisi başlamıştır.
Burada cinselliğin de doğal ruhsal
ve bedensel gelişimin bir parçası olduğunu vurgulamak için bilgiler aktarılmaya
çalışıldı. Anne baba, öğretmenler ve okul yöneticilerinin burada aktarılandan
daha fazlasını öğrenmelerini, iletişimde oldukları çocuklara bilimsel bir
temelden doğru bilgiler vermeleri gerekir. Bilmediğinizde "bilmiyorum"
diyebilmeli, onlarla anlayacakları bir dilde konuşmalısınız. Onların dili
ile tıp dilini ilişkilendirmeli, tepkilerinizi onların bedensel, zihinsel
ve psikososyal gelişim düzeyine göre uyarlamalısınız. Çocukları her türlü
konularda olduğu gibi cinsel bilgi sağlamada da anne babaları ile konuşmaya
cesaretlendirmeliyiz.
|