

Çocuk ve Hayvan Sevgisi
Hazırlayan:Doç. Dr. Şahnur Şener
Gazi Üniv. Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı
Yeryüzünde sadece insanlar yaşamıyor,
onlar, birçok canlı türü içinde sadece biri. Bu canlı türleri de varoluş
nedeni ve halihazırdaki işlevleri ile, birbirini tamamlayarak, bir döngü
biçiminde karşılıklı etkileşerek gerek ekolojik, gerek biyolojik ve gerekse
insanlar için geçerli olan ruhsal boyutlarda yaşamlarını anlamlı kılmaktadırlar.
Doğanın gereğide budur. Birisindeki eksikliğin bu döngüyü olumsuz yönde
etkileyerek diğerlerinin varoluşlarının veya işlevlerinin aksamasına neden
olduğu bilinmekte ve "Çevrecilik" akımları tarafından çok açık bir biçimde
vurgulanmaktadır.
insan gelişiminde de hayvanların,
bitkilerin özellikle de evcil hayvanların katkısı sanıldığından daha çoktur.
Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal
ve sosyal gelişimi bir bütünlük içinde ve birbirini az yada çok etkileyerek
tamamlanır. Çocuk önce kendini ve kendi dışındaki dünyayı beş duyusu ile
algılar, algıladıklarını da taklit ederek, onlarla karşılıklı ilişkiye
girerek öğrenir. Özellikle de bu karşılıklı ilişkinin kiminle? nasıl? ne
sıklıkla? olduğu onun zihinsel, ruhsal, sosyal gelişimini yakından etkiler.
Muhakkak ki bu ilişkideki önemli kişiler
önce annesi ve diğer aile bireyleri, daha sonraları da yakın ve uzak çevresindeki
insanlardır. Hayvan ve bitkiler de gerek canlı, gerekse cansız (oyuncak)
halleri ile çocuğun dünyasına bebeklikten itibaren girerler.
Özel bir bebek veya oyuncak ayıcık
çocuğun annesinden sonra en yakın arkadaşı olabilir. Bu oyuncak ayıcık
veya bebek onun sırlarını paylaşır, kızgınlığına katlanır, huzursuzluğunu
giderir. Evcil hayvanlarda aynen bu oyuncaklar gibi çocuğun yaşamında etkili
olabilirler. Çocuk bir evcil hayvan ile insanlarla nasıl sosyalleşileceğinin
provalarını yapabilir, mutluluğunu veya mutsuzluğunu paylaşabilir, öfkesini
ona bağırarak giderebilir. Ona bakarak birine birşeyler vermenin, yardım
etmenin zevkini tadabilir, onu sahiplenerek bağlılık duygusunun farkına
varabilir. Yine çocuk evcil hayvana bir şeyler öğreterek, kendi bir şeyler
öğrenir, korkularını onun üzerinde deneyerek yenebilir ve de insan ilişkisinin
temelini oluşturan sevmeyi, vermeyi, korumayı bağımsız bir kişi olmayı
öğrenir.
Doğaldır ki; bu sayılan ruhsal ve
sosyal süreçler sadece hayvanların yardımıyla yapılabilir anlamına gelmez,
ancak bir yerde bir süre için çocuğun hayatına katkıda bulunabilir. Özellikle
de çocuğun herhangi bir nedenle yoksunluk yaşadığı durum ve zamanlarda
bu katkısı daha da artacaktır. Örneğin: Sevdiği birini kaybettiğinde, ev
okul değişikliklerinde ana-babanın ayrılıklarında çocuk için bu evcil hayvan
"bir yerine koyma", paylaşma işlevi görebilir.
Kuşkusuz ki bütün bunların yanı sıra
çocuk yaşadığı dünyayı doğasıyla, bitkisiyle, hayvanları ile bir bütün
olarak algılayacak ve kabullenecek bu da onun hem birey olarak daha mutlu
olmasına, hem de sosyal bir varlık olarak daha saygılı, daha verici olmasına
yardımcı olacaktır.
|