

Çocuklarda İştahsızlık
Hazırlayan: Psikolog Yüksel Demirer
İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle
ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek
için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen
bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup
olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı,
nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları
gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda
doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken
çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında
çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak
ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar
gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek
yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun
daha az yediğini düşünmenize neden olabilir.
Neler Yapılabilir?
Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların
iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız
yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem
taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık
gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için
öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer
yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup
bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları
için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız
olabilecekleri düşünülmelidir.
İştahsız
çocuk karşısında neler yapılabilir?
· Herşeyden önce çocuğa sofrada
yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek
yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi
konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı
çıkartılabilir.
· Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili
olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta
alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah
yeniden artabilir.
· Yemek zamanından önce çocuğa verilen
şekerlemeler, çikolatalar, cips vb abur cubur gıdalar da iştahı engelleyebilir.
Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek
gerekir. Acıkan çocuğa ısrarla yemek zamanını bekletmek onun iştahının
kaçmasına neden olabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken
gıdalardan bir miktar verilerek iştahının kaçmamasına yardımcı olunabilir.
· Sofrada çocuğu olabildiğince kendi
haline bırakmak ve kendisinin yemek yemesine olanak tanımak, evi kirletmemesi
ve çeşitli kurallara uyması yönünde onu zorlamamak çocuğun yemek davranışına
karşı daha olumlu tutum geliştirmesini kolaylaştırabilir. Bazen iştahsızlığın
altında, çocuğun yemek yeme karşısında yaşadığı zorlamalar ve baskılar
geliyor olabilir ve bu müdahaleler nedeniyle çocuk yeme isteğinden uzaklaşmış
olabilir.
· Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini
ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla
konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli
hale getirebilir.
· Küçük çocukların istediği gıdaları
ve onların gereksinimleri olan gıdaları bilerek tertiplenen yemek listeleri
onları sağlıklı tutacaktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında
alınması gereken gıdaları süsleyerek göze daha hoş hale getirmek, çeşitlendirmek
onların istemedikleri gıdalara karşı da olumlu davranmalarına yardımcı
olabilir. Amaç çocuğun çok yemek yemesi değil arzu edilen ve onun için
gerekli olan gıdaların alınmasıdır.
· Aile bireylerinin birbirleriyle
olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı üzerinde önemli etkisi vardır. Evde
yaşanan gergin bir hava, tartışma ortamı çocukların iştahlarının kesilmesi
için yeterli bir neden oluşturabilir. Yine bu bağlamda çocukların, çok
sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden de etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği
unutulmamalıdır. Bu nedenle yaşanan sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemeye
çalışmak önemlidir.
· Bazen çocukluk kıskançlıkları da
iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. İştahsızlık sorununda bu durumun var
olup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati
üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç halini
alabilir. Diğer yandan küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun
beslenmesi ile ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına
ve yemeğinin anne tarafından verilmesini istemesine yol açabilir.
· Anneleri ya da babaları tarafından
dövülen ve sık azarlanıp eleştirilen çocuklarda da iştahsızlık görülebilir.
Çocuk yemek yemeyerek büyüklerini cezalandırmak itiyor olabilir. Yemek
yemediğinde anne ya da babasını üzüldüğünü gören çocuk bundan zevk alabilir
ve kızdığında ebeveynlerini üzmek için bu yola başvurabilir.
· Yemek sırasında olumsuz, üzücü
ve rahatsız edici olaylardan söz etmek, onların yaramazlıklarını ve hoşlanmadığınız
yanlarını dile getirmek, eleştirmek, ayıplamak ya da suçlamak çocukların
lokmalarını boğazlarına dizebilir. Yemek sırasında rahatsız edici
durum ve konuşmalardan kaçınmak gerekmektedir.
· Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar
yemek koymak, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her
bitişinde çocuğu takdir etmek onun yemek yeme davranışının pekişmesine
yardımcı olabilir.
· Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada
bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava
ve dışarıda yapılan gezinti ya da oyun çocukların iştahını artırılmasına
yardımcı olabilir.
· Çocuğun süt içiyor olması ve süt
ile doymuş olması nedeniyle yemek yemeye fazla istekli olmadığı durumlar
iştahsızlıkla karıştırılmamalıdır. Bu durumda verilen süt miktarını biraz
azaltmak sorunun çözümüne yardımcı olabilir.
· Yemeklerin lezzetli ve iyi pişirilmiş
olmalarına özen göstermenin yanında soğuk ve aşrı sıcak olmamalarına da
dikkat etmek gerekir.
· Yemek sırasında yemek yeme usul
ve kurallarına ilişkin uzun konuşmalar yapmamak,ikazları müşfik ve sempatik
bir biçimde yapmak çocuğun yemek yemeye karşı daha olumlu davranmasını
sağlayabilir.
|