

Kardeş Kıskançlığı
Hazırlayan:
Doç. Dr. Selahattin Şenol
Gazi Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü
Çocuklar bir kardeşlerinin olmasını
isterler, ancak kardeş doğumu ile de yoğun bir kıskançlık yaşamaya ve anne
babaları zorlamaya başlarlar. Önceleri sürekli kardeş isteyen bir çocuğun
bu isteği gerçekleştikten sonra neden kardeşini kıskandığı, hatta ona düşman
gibi davrandığını anlamak zor olmalı. Oysa bu çocukların süreklilik göstermeyen,
değişken olan isteklerini yansıtan, dolayısıyla onların doğasıyla ilgili
ipucu veren bir özellikleridir. Bu nedenle çocuk için diğer önemli kararlarda
olduğu gibi kardeş isteğinin gerekliliğine de anne ve babanın karar vermesi
gerekmektedir. Annenin beden ve ruh sağlığı, ailenin ekonomik gücü, doğacak
çocuğun bakımına ilişkin sorumlulukların paylaşılması bu kararı belirleyecektir.
Kardeş kıskançlığına gelince; kıskançlık
insanoğlunun en doğal, en evrensel duygularından birisidir. Kıskançlık
sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olduğuna göre, sevginin
bulunduğu her yere girer. Sevgililer arasında belirli bir ölçüyü aşmadığı
sürece, sevgi gülünün dikeni sayılır. Ancak bu doğal duygu insanı kemiren
bir tutku olmaya başlayınca, sevgiyi gözeten bir duygu olmaktan çıkar,
sevgiyi yok eder. Çocuk için en değerli varlık anne olduğuna göre onu başkalarıyla
paylaşmak kolay, dayanılır bir duygu değildir. Sevgilisini başkasının kolunda
gören bir erkekle, annesini, kucağında "yabancı" bir çocukla gören kardeşin
duyguları pek ayrılık göstermez. Anne sevgisini yitirme korkusu, daha yeni
bir kardeş geleceğini öğrendiği anda içini sızlatmaya başlar.
Kardeş doğumu bu ve diğer nedenlerle
çocuk için zorlayıcı bir yaşam olayıdır. Gebeliğin ve yenidoğan çocuğun
annede oluşturduğu bedensel güçlükler ve yorgunluklar, çalışan annenin
zamanının önemli bir bölümünü çocuk bakımına ayırması gibi nedenler eve
gelen bu yabancı yüzündendir. Gelen çocuğun cinsiyetinin farklı olması,
beceriksizliği, yoğun bir ilgi ve bakıma gereksinimi olması onun daha çok
sevildiği şeklinde yorumlanmakta ve kıskançlık artmaktadır. Annenin yenidoğan
bebekle birlikte oluşacak güçlüklerini hafifletebilmek için çocuğun kreşe
verilmesi ya da odasının ayrılması gibi değişiklikler de bu duyguyu artıracak,
yeni uyum sorunlarına neden olacaktır.
Çocukla kardeşi arasındaki yaş farkı
ne kadar azsa kıskançlık o denli büyük olmaktadır.Henüz anneye gereksinimin
sürdüğü 3 yaşından küçük çocuklarda anne ilgisinin azalması sonucu yeni
kardeşe tepkisi büyük olacaktır. İkinci ya da üçüncü kardeşi kabullenme
daha kolay olmaktadır.
Kardeş kıskançlığı doğal bir duygudur,
sevgi ve kıskançlık-nefret ara ara yoğunlaşarak zaman içinde yoğunluğunu
kaybeder. Kardeşini sevmek zorunda değildir. Olumsuz duygular anlayışla
karşılanmalı ve bu duyguları belirtmesi yüreklendirilmelidir (beni de uğraştırıyor,
arasıra ben de kızıyorum, beceriksizliği yüzünden ona çok zaman harcıyorum,
seni sevmediğimi düşünme, eskisi kadar seviyorum, ben de kardeşim doğduğunda
kıskanmış, böyle düşünmüştüm). Anne-baba bebeği, çocuğun önünde gösterişli
bir biçimde okşayıp sevmekten kaçınmalıdır.
Çocuklar eve gelen yabancıya farklı
tutumlar sergileyebilir;
-sevgi gösterilerinde bulunabilir
(annenin kendisinden tümüyle uzaklaşmaması için onun yanında yer alır)
-abartılı sevgi gösterileri (alttaki
duyguları ele veren davranışlarla birliktedir; kardeşinin yanağını okşarken
biraz fazla sıkar, ağlatacak ölçüde kucaklar, kaza ile yere düşürür)
-etkilenmemiş gibi davranma (bebekle
ilgili görünmeyen huysuzluklar, hırçınlıklar, tutturmalar, isteği yapılmadığında
ağlama, tepinme)
|