

Karne ve Tatil
Hazırlayan:
Doç. Dr. Selahattin Şenol
Gazi Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü
Çocuk ve ergen yaşına uygun yeni
bilgiler öğrenmek ve beceriler kazanmak için okula gider. Bu çocukların
anne ya da babaları gibi ev dışında geçirdikleri bir zaman bölümüdür. Nasıl
ki büyükler evi geçindirmek için çalışıyorlarsa, çocuk ve ergenler de bir
iş olarak okula gitmekte ve öğrenmektedirler. Bu nedenle okul bilgi edinilen
bir kaynak olması yanında çocuğun kendisi ve çevresi ile uyum becerilerini
kazanacağı bir yerdir.
Okul başarısı bir çok etkene
bağlı olarak değişmektedir. Bunlar arasında çocuğun zihinsel kapasitesi,
öğrenme becerisi, okul ve öğretmenlerin bilgi ve tutumları, anne babanın
beklenti ve tutumları sayılabilir. Çocuklara ilişkin öğrenmeyi etkileyen
nedenler arasında dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik en sık karşılaşılan
gelişimsel bir bozukluktur. Böylesi çocuklar normal ya da normalin üzerinde
zeka düzeyleri olduğu halde dikkat sürelerinin kısalığı nedeniyle dersleri
uzun süre izleyememekte, öğrenme için önemli olan bilgilerin tekrarlanmasını
yani ödevleri yapmada zorlanmaktadırlar. Genellikle çocuk ve ergenlerin
bulundukları yaştan beklenen öğrenme kapasitesine sahip olduklarını biliyoruz.
Bu yaş grubunun ancak çok küçük bir kısmı özel eğitim ve öğretime gereksinim
duymaktadırlar. Öyleyse aynı okul ve öğretmenin yetiştirdiği öğrencilerin
neden tümü başarılı olamıyor?
Bu soruyu kötü karne ile karşılaşan
anne baba çoğunlukla "Neden zayıf getirdin?" şeklinde sormaktadır. Karnelerin
alındığı dönemlerde anne, baba ve çocuklar açısından karşılaşılan en önemli
sıkıntılardan biri bu şekilde başlamaktadır. Ders başarısı ve sonuçta karneye
yansıyan öğrenme düzeyi anne baba kadar çocuk ve ergen için de önemlidir.
Başarılı bir karne ile kendine güven gelecek ve öz saygı gelişecektir.
Karne sonrasında gelecek olan yaz tatili yani iş yaşantısının sonrasındaki
izin dönemi hakedilecektir.
Kötü karne sonucunda çocuk
ve genç birçok olumsuz durumla karşılaşmaktadır. Sevgi yetersizliği, olumsuz
koşullar, yanlış tutumlar ve ilgisizlik. Böylece bilgi edinmede zorluk
çeken çocuğun, öz saygı geliştirmesi ve kendine güveni de tehlikeye girmektedir.
Bu ise farklı gelişim dönemindeki çocuk ve gençlerde, beklenmedik davranışların
sergilenmesine yol açmaktadır. Anne baba tepkileri ya da içinde bulundukları
bu olumsuz duygular nedeniyle çocuk ve gençler zaman zaman medyadan da
izlediğimiz üzücü sonuçlara yol açan davranışlar sergilemektedirler.
Her çocuğun içinde bulunduğu
gelişim dönemine ve yeteneğine göre başarısının değişebileceğini biliyoruz.
Bu başarıyı nelerin etkileyebileceğini de özetlemeye çalıştık. Eğer anne
baba eğitim yılı içinde okul ve öğretmen ile yeterince işbirliği yapmışsa,
çocuğun sınıf içindeki düzeyini ve nasıl bir karne alacağını tahmin edebilecektir.
Bu nedenle başarısızlık durumunda "sonuçtan çok bu sonuca nasıl gelindiğinin"
değerlendirilmesi önemlidir. Öncelikle, çocuğun yeteneklerine uygun, ulaşılabilir
beklentiler geliştirebilmek için her çocuğun bireysel kapasitesi göz önüne
alınmalıdır. İlköğretim birinci ve altıncı sınıfları çocukların yaşantılarında
önemli değişikliklerin olduğu dönemlerdir. Birinci sınıfta yeni bir ortama
uyum sağlama, arkadaşlara ve öğretmene alışma yaşanırken, altıncı sınıfta
birden fazla öğretmenle ders yapma ve bazen yeni arkadaşlarla tanışma söz
konusu olmaktadır. Sekizinci sınıfta ve lise döneminde ise okula devam
ederken aynı zamanda sınavlara hazırlanma kaygısı ve ek eğitim alma çabaları
eklenmektedir. Ayrıca içinde bulunduğu gelişim dönemi de çocuk ve ergenin
öğrenmesinde etkili olabilmektedir. Ergenlik döneminin başlangıcında, sağlıklı
ve uyumu iyi olan bir çocuk bile okulda başarısızlık gösterebilmektedir.
Ergenlik bir yeniden düzenleme dönemidir ve yaşamın sosyal yanları öne
çıktığı için, ilgi alanlarında geçici de olsa bir kayma olabilir. Ancak
böyle bir uyum sürecinden sonra ergenler kısa sürede toparlanmakta ve okul
ile ilgili sorumluluklarını yüklenmektedirler.
Çocuk ve ergenin ders başarısını
etkileyebilecek bu genel nedenler dışında, geçen ders döneminde yaşadığı
kendi ve çevresi ile ilgili özel nedenler de olabilir. Bu karne döneminde
aile ve çocuğun yaşadığı üzüntüleri bitirip, böyle bir sonucu yeniden yaşamamak
için birlikte nedenleri gözden geçirmeleri ve çözümler üretmeleri gerekmektedir.
Ailesinin ya da anne babasının sevgisini bilen ve onlar tarafından benimsenen
çocuk ve ergenler bu üzüntüyü kısa sürede atlatarak işbirliği yapmakta,
başarılı olmaktadırlar. Burada anne babanın yapabileceği çocuğun dışındaki
nedenleri ele almak ve çocuğun dikkatini sorumluluklarına çekmektir. Böyle
bir sorumluluğu çocuğuna vermeyen anne babanın tüm çabalarının sonuçsuz
kalacağını unutmamalıyız. Çocuklarımız şu anda bu yılki eğitim döneminin
yarıyıl tatili dönemine geldiler, bir iş dönemi tamamlandı ve yeni bir
dönem için dinlenmeyi hakettiler.
Çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümlerinden
tedavileri sürdürülen çocuklar için de eğer şartlar uygunsa ve hekim ile
işbirliği yaparak tatil döneminin dinlenerek geçirilmesi ve uygulanan ilaç
tedavilerine ara verilmesi uygun olacaktır. Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik
nedeniyle Ritalin ya da Tofranil gibi ilaç tedavisi sürdürülen çocuk ve
gençlerden tatil döneminde ders başarısı beklenmeyeceğinden genel olarak
ilaç tatili verilmektedir.
İçinde bulundukları gelişim
dönemine ve fizik güçlerine göre özellikle kırsal bölgelerimizde yaşayan
çocuk ve gençlerin tatil dönemlerinde anne babalarına işlerinde yardımcı
olduklarını biliyoruz. Aileye ekonomik açıdan katkıda bulunmak ya da kendi
harçlığını kazanmanın çocuk ve ergenin kendine güveni ve benlik saygısında
olumlu etkileri olduğunu biliyoruz. Ancak bu ekonomik katkının çocuk ve
ergenin gücü göz önünde bulundurularak planlanmasının önemi açıktır.
Tatillerin aile içi ilişkileri
yakınlaştırma ve birlikte geçirilen zamanı artırma yönünden de önemli olduğunu
biliyoruz. Özellikle çalışan anne ve babaların izin dönemlerini çocuklarının
tatil döneminde kullanması sınırlı aile içi etkileşimi artıracaktır. Aile
üyelerinin hep birlikte geçireceği bu tatil dönemlerinin iletişim, çocuklarına
model olma, onları tanıma ve gelişimlerini görebilme açısından da yararları
olacaktır.
|