

Sigara Dumanının Çocuk Sağlığı Üzerine Etkileri
Hazırlayan:
Doç. Dr. Songül Yalçın
Hacettepe Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı - Sosyal Pediyatri Ünitesi
Sigara dumanı önemli bir çevre kirleticisidir.
Sigara içimi yalnızca içene değil, yanında bulunanlara da zarar verir;
en çok etkilenen de çocuklardır. Kişi kendisi sigara içmese de pasif içici
olmaktadır.
Sigara dumanında nikotin, tar ve karbon
monoksit gibi 3 800'den fazla kimyasal bileşik bulunmaktadır. Ayrıca tütündeki
kadmiyum ve kurşun konsantrasyonları da göreceli olarak yüksektir. Sigara
dumanı, 3-4 saat, içilen odada kalmakta ve kapalı ortam kirliliğine neden
olmaktadır.
Sigara içiciliğinin erişkinlerde,
başta solunum yolu olmak üzere, birçok organ ve sistemler üzerine etkisi
iyi bilinmektedir. Kronik obstrüktif (solunum yolarının daralmasına bağlı)
akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin % 75-90'ı, koroner kalp hastalıklarına
bağlı ölümlerin % 25-30'u, akciğer kanserine bağlı ölümlerin °ı° 80-90'ı,
tüm kanserlere bağlı ölümlerin ise % 30'unun sigara içimi ile ilişkisi
gösterilmiştir.
Amerika da erişkinlerin % 26,5'i sigara
içerken, 2 ay - 11 yaş grubu çocukların % 43'ünün evinde en az bir sigara
içicisinin bulunduğu rapor edilmiştir. Gelişmiş ülkelerde sigara içimi
azalmakta iken, gelişmekte olan ülkelerde artmaktadır.
Türkiye'de sigara içme sıklığı halen
% 43,6'dır ve son 30 yılda sigara tüketimi % 22 artmıştır. Bu rakamlar,
Türkiye'de pasif içicilerin de sayısının oldukça fazla olduğunu göstermektedir.
Sigara
Dumanının Solunum Yolu Hastalıkları Üzerine Etkisi
Çocukların, anne ve babalarının içtikleri
sigaranın dumanına maruz kalması, birçok hastalığın ölüm oranı arttırmaktadır.
Bu etki çocuk daha anne karnında iken başlamaktadır. Gebe kadının sigara
içmesi düşük oranını, doğumsal anomali riskini, geç fetal (anne karnındaki
bebekte) ve yeni doğan ölüm hızını arttırır. Nikotin damarlarda
daralma yaparak plasenta kan akımını azaltır, karbon monoksit de fetal
(anne karnındaki bebekte) hemoglobini bağlar ve sonuç olarak anne karnındaki
doğmamış bebeğin kilo alımı etkilenir ve bebek düşük doğum ağırlıklı
olarak doğar. Bununla birlikte, anneleri doğum öncesi dönemde sigara içen
çocukların akıl ve kas yapısı gelişimlerinin de geri olduğu bildirilmiştir.
Anneleri sigara içen çocuklarda akut
solunum yolu hastalıkları sıklığı artmaktadır. Bu etki süt çocukluğu döneminde
en fazladır. Anneleri sigara içen çocukların, yaşamın ilk bir yılı içinde
(özellikle 6-9 aylık dönemde) 9ö 38 daha fazla sıklıkla bronşit ve pnömoni
oldukları saptanmıştır. Bu etki içilen sigara sayısı ile artmaktadır. Günlük
içilen sigara sayısında her beş sigara artışı için, alt solunum yolu hastalıklarının
sıklığında 2,5-3,5 birim artış görülmüştür. Bu çocukların hastaneye yatış
hızının dört kat arttığı ve bunun günlük içilen sigara sayısı ile ilişkili
olduğu gösterilmiştir. Anneleri sigara içen çocukların akciğerlerinin,
yaşıtlarına göre az geliştiği bildirilmiştir. Bu etki, erişkin yaşamda
obstrüktif (solunum yolarının daralmasına bağlı) solunum yolu hastalıkları
için risk getirebilir. Anneleri sigara içen okul öncesi çocuklarda (yaşamın
ilk beş yılı içinde), sigara içmeyenlere göre pnömoni ve bronşit üç kat,
akut nazofarenjit ve sinüzit 1,5 kat artmaktadır.
Annelerin sigara içmesinin, beş ile
dokuz yaş arası çocuklarda bile solunum fonksiyonlarında bozulmaya yol
açtığı ve birinci saniyedeki zorlu soluk alıp verme miktarında azalma olduğu
gösterilmiştir. Ana-babaları sigara içen astımlı çocuklar daha sık ve daha
şiddetli atak geçirebilir. Ana-babalar sigara sayısını azalttıklarında
astım bulguları da azalmaktadır.
Okul öncesi pasif içici çocuklarda
seröz otitis media % 60 daha fazla görülmektedir. Altı aylık çocukların
18 aylık izlemelerinde; pasif içici çocuklar ortalama 7,1 seröz otitis
media atağı geçirirken, çevresinde sigara içilmeyen çocukların 5,8 atak
geçirdiği görülmüştür. Aynı zamanda pasif içicilerde seröz otitis media
iyileşme süresi de 28 gün iken, diğerlerinde yalnızca 19 gündür. Yedi yaşındaki
seröz otitis media olgularının °ö 33'ü, pasif sigara içiciliğine bağlanmıştır.
Günde üç paket sigaradan fazla içilen evlerdeki Çocukların, sigara içilmeyen
ortamdan gelenlere göre dört kez daha fazla timpanik tüp yerleştirilmesi
için başvurduğu görülmüştür. Annenin günde 20'den fazla sigara içmesi,
süt çocuklarında yineleyen otitis media için de önemli bir risk etmenidir.
Sigara
Dumanının Solunum Yolu Hastalıkları Dışındaki Etkileri
Pasif içici olan okul öncesi çocuklarda,
hastaneye yatış gerektirecek ciddi hastalık sıklığı dört kez daha fazla
bildirilmiştir.
Pasif sigara içiciliğinin, doğum ağırlığı
ve doğum haftasından bağımsız olarak, ani bebek ölümü sendromunda rolü
olduğu öne sürülmektedir.
Pasif içici ergenlik dönemindeki insanlarda
yüksek yoğunluklu lipoprotein HDL kolesterolünün % 6,8 daha az ve toplam
kolesterolün HDL kolesterole oranının % 8,9 arttığı bulunmuştur. Bu durum
pasif içicilerde koroner arter hastalığının sık görülmesini açıklamaktadır.
Pasif sigara içiciliği hem çocukta
hem de erişkinde genel kanser riskini arttırmaktadır. Hayatının ilk on
yılında pasif içici olan erişkinlerde lösemi ve lenfoma riski önemli oranda
artmaktadır. Pasif içicilik ergenlik dönemindeki insanlarda da kanser oluşumu
ile ilişkili olabilir.
Çocuklarda
Sigara İçme Durumu
Sigara içimi, psiko-sosyal nedenlerle
ergenlik yaşlarında başlamakta ve yaşam süresince devam eden bir davranış
biçimi olmaktadır Bu nedenle sigara içiminin önlenmesinde ergenlik dönemi
yaş grubu oldukça önemlidir. Sigara içimi önce deneme biçiminde olup, alışkanlık
3-4 yılda gelişir. Sigara içme sıklığı ve günlük içilen sigara sayısı,
gençlerde yaş arttıkça artmaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda 12 yaşında
sigara içme sıklığı % 2,8-5,2 iken, 17-18 yaş grubunda % 24,1 -26,9'a yükseldiği
ve sigara içme alışkanlığının erkek çocuklarda kızlara göre 2,26 kat daha
fazla olduğu bildirilmiş; gençlerimizin sigaranın zararları hakkındaki
bilgilerinin yetersiz olduğu bulunmuştur. Gençlerin sigaraya başlamalarında
anne, baba ve aile çevresindeki kişilerin sigara içmeleri, reklamlar ve
arkadaş etkisinin rolü olduğu gösterilmiştir.
Öneriler
- Çocuklar herhangi bir nedenle muayeneye
geldiğinde, ana-baba ve bakıcıdan sigara öyküsü alınmalıdır.
- Pasif içiciliğin çocuklara yaptığı
zararlar ana-babalara anlatılmalıdır.
- Doktorlar sigara içmemelidir.
- Bekleme odaları, sinemalar, kreşler,
öğretmen odaları ve diğer kapalı ortamlarda sigara içilmesi yasaklanmalı
ve yasağa uyulduğu kontrol edilmelidir.
- Televizyon ve gazete gibi iletişim
araçlarında reklamların yasaklanması yanında. sigara özentisi yaratabilecek
haberlere dikkat edilmelidir.
- Kitle iletişim araçları ile yalnızca
sigara içmenin değil, pasif sigara içiciliğinin de çocuklara yapacağı zararlar
halka anlatılmalıdır.
- Okullarda sağlık ile ilgili derslerde
sigaranın etkileri tartışılmalıdır.
|