

Anne Sütünün Mental Motor Gelişime Etkisi
Hazırlayan:
Doç. Dr. Songül Yalçın
Hacettepe Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı - Sosyal Pediyatri Ünitesi
Anne sütü yalnızca çocuğun beslenmesi
için değil gelişiminin sağlanması için de gereklidir. Anne sütü ile beslenen
bebeklerin daha erken aylarda yürüdükleri, 18 aylıkken yapılan Bayley Bebek
Gelişim Ölçeği puanlarının biberon ile beslenenlere göre daha fazla (7.7
puan) olduğu saptanmıştır. Aynı çalışmada anne eğitimi, annenin sigara
ya da alkol kullanımı, sosyoekonomik durum, çocuğun cinsiyeti, doğum ağırlığı
etkileri kontrol edilerek yapılan analizlerde de anne sütü alan çocukların
zeka katsayıları daha yüksek (3.5-5.7 puan) bulunmuştur.
Anne sütüyle beslenmenin sağlığa
olumlu etkisi yalnızca verildiği süre ile de kısıtlı değildir. Anne sütü
alan çocuklar beş yaşına geldiklerinde de bilişsel işlevlerinin biberonla
beslenenlere göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Dört-dokuz ay anne
sütü almış, 7-13 yaşındaki ilk okul çocuklarının mental ve fizik gelişimlerinin
hiç anne sütü almayanlara göre daha iyi olduğu bildirilmiştir. ilkokulda
yapılan bir başka çalışmada anne sütü alan çocukların (7.5-8 yaşında) biberon
alan çocuklara göre Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği sekiz puan daha
yüksek olarak bulunmuştur. Anne sütü ile beslenen çocuklarda konuşma sorunlarının
daha az olduğu ve matematik puanlarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir.
Anne sütü alan çocukların daha iyi
gelişmesinin nedeni tam bilinmemektedir. Bu durum büyük olasılıkla anne
sütündeki protein ve yağların, bebeğin beyin gelişimi için en uygun miktarda
ve yapıda olmasına bağlıdır. İnek sütünde beyin gelişimi içim gerekli aminoasitlerin
(taurin gibi) miktarı azdır. Taurinin anne sütündeki büyüme düzenleyen
faktörlerden biri olduğu, hücre zarının bütünlüğünü sağladığı ve retina
yıkımını önlediği bilinmektedir. Anne sütündeki uzun zincirli doymamış
yağ asitlerinin ve sinir büyüme faktörlerinin beyin gelişiminde rolü olduğu
, düşünülmektedir. Halk dilinde" ağız" olarak bilinen kolostrum, uzun zincirli
doymamış yağ asitleri ve esansiyel yağ asitleri bakımından çok zengindir
ve beyin gelişimi, myelinizasyon, retinal işlevler ve hücre çoğalmasının
normal olmasında rol oynadığı öne sürülmektedir.
Myelinizasyon gebeliğin son haftalarında
ve doğumdan sonraki ilk altı haftada çok hızlıdır. Myelinizasyon için gerekli
yağ asitlerinin (Iinoleik asit: linolenik asit) sentezi yeni doğan bebeklerde
ve özellikle prematür bebeklerde ilk birkaç haftada yeterli değildir ve
dışarıdan alınması gereklidir. Daha büyük çocuklarda bu yağ asitlerinin
sentezi karaciğer ve astrositlerde yapılabilmektedir. Linoleik asit eikosapentonoik
asitin ve dokosaheksanoik asitin; linolenik asit ise araşidonik asitin
yapımında kullanılır.
Dokosaheksanoik asit ve araşidonik
asit hücre zarının yapımında, özellikle beyin geli~iminde önemlidir. inek
sütünde ve mamalarda bu yağ asitleri çok azdır ve oranları farklıdır. Anne
sütünde linoleik asit: linolenik asit oranı 5:1 iken inek sütünde bu oran
1:1'dir . Bebeklerin aldıkları besinlerin içindeki yağ asitlerine göre,
beyin lipidlerinin bileşimlerinin de değiştiği bilinmektedir. Biberonla
beslenen bebeklerde myelin sentezinde dokosaheksanoik asit yerine dokosapentanoik
asit kullanılır. Ancak bu asitler kullanılarak yapılan myelin stabil olmadığından
yaşamın ileri dönemlerinde demiyelinizasyon riski artmaktadır. Biberonla
beslenen çocuklarda multipl skleroz insidansının arttığına ilişkin çalışmalar
vardır.
Anne sütünde aynı zamanda sinir büyüme
faktörü vardır ve bu faktör sempatik nöronların canlılıklarını sürdürmeleri
ve gelişmeleri için gereklidir. Diğer canlıların sütlerindeki büyüme faktörlerinin
tip ve miktarlarında büyük farklılık vardır.
Anne sütü çocuğun bütün gereksinimlerini
karşılamaktadır. Yapılan çalışmalarla anne sütünün üstünlüklerine her gün
yenileri eklenmektedir.
Sonuç olarak, çocuğun gelişimine
olumlu etkileri de göz önüne alındığında anne sütü ile beslenme yüreklendirilmelidir.
Anne sütünün 4-6 ay tek başına (su bile verilmeden) ve iki yaşına kadar
da ek besinlerin yanı sıra verilmesi önerilmelidir. Kolostrum mutlaka çocuğa
verilmelidir. Emzirmeye doğumdan sonra ilk yarım saat içinde başlanmalıdır.
Böylece çocuğun optimal büyüme ve gelişmeyi yakalaması sağlanabilir.
|