

Tuvalet Eğitimi Dönemi ve Sorunları
Hazırlayan: Prof. Dr. Bahar Gökler
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
12 -36, Aylar arasındaki dönemdir.
Bu dönem de, artık çocuğun kendi ayakları üzerinde şöyle bir durmasıyla,
yürümeye başlamasıyla birlikte, yavaş yavaş "ortak yaşam "ya da “sembiyotik
yaşam” dediğimiz. süreç çözülmeye başlar, Artık çocuk kendi kendine kullanabileceği
birtakım yetenekleri keşfetmiştir. Bu keşifle birlikte çocukta sonsuz bir
merak başlar: merak ve karıştırıcılık, Her şeye " benim " diyerek atılır,
Dünyanın merkezinin kendisi olduğunu düşündüğü çağdır bu. Her şeyi eller,
karıştırır, her yere çıkar, her yerden iner. Onun için tehlike söz konusu
değildir. Bütün öğrenebilecekleri denemek, algılamak ve uygulayarak kendisine
katmak ister.
Doğaldır ki, bu arada özgürlüğünün
sınırlarını da zorlamaktadır çocuk. Bu döneme “özerklik dönemi” diyoruz,
yani her şey çocuğun kendisinin elindedir ve böyle olmasını ister. O yüzden
de anne ile sürtüşmenin başladığı bir dönemdir ,Sonsuz bir merak içinde
özgürlüğünün tadını çıkarmak için yola çıkmıştır o. Anne ise durdurmak,
sınırlamak için beklemektedir. “Dur, yapma, gitme, alma, çıkma, elleme"
şeklinde engellerle onun ardındadır. Bunun sonucu çocukta, anneye
karşı, anneye yönelik duygularında bir çatışma ortaya çıkar. Bu dönem çocuğu
bir yandan anneye bağımlıdır, ondan tümüyle kopmamıştır, gereksinim duymaktadır;
Bir yandan da onun dediklerini yapmama, kendi sınırlarını anneye tanıtma
konusunda anneyle kıyasıya bir şavaşım içindedir, Bu özerklik savaşımı
kendini anneyle çocuk arasında belirgin olarak kendini üç alanda gösterir:
Tuvalet eğitimi, beslenme ve uyku alanları.
Bu döneme " anal dönem ", "tuvalet
eğitimi dönemi" de denilmektedir. Bu önemde artık ağız bölgesi önemini
yitirmiş, anal bölge özellik kazanmıştır. Bu yaşlarda çocuk için kakası
ya da çişi. annesiyle girdiği savaşta çok etkin araçlardır, Bunları istediği
yere, kendi istediği zaman yapacaktır; sınır tanımak istemeyecektir. Oysa,
bu dönemde anne de ona tuvalet eğitimini vermeye çalıştığı için yer, zaman
belirleme konusunda anneyle çocuk arasında bir sürtüşme ortaya çıkmaktadır.
Yine uyku alanında; anne çocuğu belirli saatlerde yatırmak ister, çocuk
ise uyumamakta, daha fazla uyanık kalarak dünyayı daha fazla tanımak istemektedir.
Beslenme alanında da çocuk, bu özerklik
duygusu ile hem yemeklerini kendi yemek, hem de bulaştıra ,bulaştıra, ortalığa
döküp saçarak yüzünü batırarak ve tadını çıkararak yemek ister, Anne bu
kez de temizlik, düzen konusunda ona bir şeyler öğretmek ister; çocuğun
doyduğundan tam emin olmak ister. Böylece, o bulaştırdıkça anne alacak
ve aralarında yine bir gerginlik ortaya çıkacaktır,
Bu dönemde çocuğu tümüyle boş mu bırakalım,
yoksa çok mu dizginleyelim ? Bu dönem çocuğu hiç sınır tanımak istemez,
biz de onu sınırsızlığa bırakırsak bunun sonuçları ne olur? Bu dönemde
çocuklar hiç sınırla tanışmadıklarında; engellendiğinde öfke nöbetleri
geçiren, kural tanımaz, bencil, saldırgan bir isteği engellendiğinde yere
yatıp tepinen, başını duvarlara vuran çocuklar olarak geliştirirler. Vurucu,
kırıcı olurlar. Çişini kakasını nereye, nasıl yapacağını öğrenemeyen çocuklar
kakayla, çişle dolaşırlar; bundan dolayı hiçbir kaygı duymazlar, yer ve
zaman tanımazlar. Bir diğer uçta, engeller yersiz ve aşırı olduğunda, çocuğun
doğasına uymayan engeller konulduğunda neler ortaya çıkar?
Bu dönemde dağıtıcı, meraklı, hareketli,
karıştırıcı, özellikler gösteren çocuk fazlaca kısıtlanıp bu nitelikleri
bastırılırsa; aşırı uysal ,edilgin, kuralcı olabilir; çocukta aşırı titizlik,
düzen düşkünlüğü gelişebilir.
Tuvalet eğitimine çocuk fizyolojik
ve ruhsal açıdan hazır olmadan başlandığında ya da aşırı baskıcı, esnekliğe,
eğitimin başlangıcındaki küçük kaçırmalara bile izin vermenin bir tuvalet
eğitimi ile çocuk ele alındığında; bu dönemde aşırı baskı ve denetim sonucu
tuvalet eğitimi kazanılsa bile çocuk daha sonraki yaşlarda herhangi bir
stres etmeni ile karşılaştığında çiş ya da kaka kaçırma ( enürezis , enkoprezis
) belirtileri ile birlikte tuvalet eğitimi dönemi içinde çözümlenmemiş
olan süreç yeniden gündeme gelir.
Öyleyse, özerklik döneminde biz çocukları
nasıl ele almalıyız? Bu dönemde doğası gereği aşırı direnen, tutturan çocuğun
inadına inatla karşılık vermek, inadının üstüne gitme korkutmak geçersizdir
ve olumsuz sonuçlar verecektir. Tutturduğunda dikkatini başka alanlara
çekmek farklı seçenekler sunmak uygun bir tutum olabilir. Tuvalet eğimi
verirken sabırlı, ufak aksamalarda abartılı, titiz bir kaygılıkla tepki
vermeyen, eğitimi oyunla veren ancak kararlı bir ana baba tutumunun çok
yarar sağlayacağı bilinmelidir. Çocuğun çiş ya da kakasının gelmiş olacağının
varsayıldığı saatlerde tuvalete götürmek, bu işlemi uygun ve belirli aralıklarda
yinelemek ve haber verdiğinde ödüllendirmek yeterli olacaktır.
Ayrıca bu dönem çocuğu çok karıştırıcı
ve tehlike bilmez olduğundan, onu tehlikelerden korumak konusunda dikkatli
davranmak gerekir. Tehlikelerden korumak için çocuğu büsbütün kısıtlamayarak;
uygun ortamları evin içinde rahatça oynayabileceği, döküp saçabileceği
köşeleri ona sağlayabilmek yararlı olacaktır,
Bu dönem çocuğun eğitiminde “özerklik
dönemi" nin gelişimsel özellikleri dikkate alınarak fazla kuralcı, fazla
baskılı olmayan, çocuğun kendi yetilerini tanıyıp kullanımına fırsat tanıyan
ancak gerektiğinde sınırlayıcı ve değişken olmayan bir tutum izlendiğinde
hem ocukla ana-baba arasındaki gerginlikler en aza indirgenmiş, hem de
çocuğun dönemsel nitelikle sağlıklı bir gelişim çizgisine doğru desteklenmiş
olur.
Bu yaş çocuklarında su oyunları, toprak
ve kum oyunları, ses çıkaran, vurmalı, takmalı oyunlar, takıp çıkarmalı
oyuncaklar, gerek karıştırıcılık, bulaştırıcılık, gerekse merak ve saldırganlık
dürtülerini boşaltma, yönlendirme açısından uygun oyun seçenekleridir.
|