
Hipertansiyon ve Böbrek Hastalığı
Hazırlayan: Dr. Şekip Altunkan
İç Hastalıkları Uzmanı
Yüksek kan basıncı toplumda önemli bir sağlık sorunudur.
Vücutta oluşturduğu tahribat nedeniyle kişi ve toplum için önemli sorunlar
oluşturmaktadır. Günümüzde kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden
birisidir. Ayrıca kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve beyin kanamalarının
nedenlerinin başında gelir. Bu duruma rağmen hastalar yüksek tansiyona
pek önem vermezler. Hipertansiyon sinsi bir hastalıktır ve çoğu zaman vücuttaki
tahribatını belirti vermeden gerçekleştirir. Tedavisi tüm hayat boyunca
devam eder ve yakın takibi gerektirir.
Kan basıncı, damar içinde dolaşan kanın dağılıp
toplanmasını sağlayan bir mekanizmadır ve oluşmasında birçok faktör rol
oynar. Kan basıncını, esas itibariyle kanı iten güç (kalp) ve bu gücün
karşılaştı~ı direnç oluşturur. Kalbin oluşturduğu atım hacmi sistolik (büyük)
tansiyon, direnç ise diyastolik (küçük) tansiyonu meydana getirir.
Hipertansiyonun tanımlanmasında ve tahribatını derecelendirilmesinde
bazı testler yapmak gerekir. Bu testler hemen her laboratuar ve klinikte
yapılabilir. Kısaca belirtilirse her hipertarısiyonlu hastaya, kan sayımı
sedimarıtasyon, idrar, EKG, akciğer grafisi, açlık kan şekeri, üre, kreatinin,
kollesterol, trigliserit, HDL, LDL, ürik asit, potasyum, kalsiyum, ultrasonografi
gibi testleri uygulayıp, takibini bu duruma göre planlamak gereklidir.
BÖBREK VE KAN BASINCI
Yüksek tansiyonun nedenlerinin en başında böbrek
hastalıkları gelir. Bu hastalıklar, ya böbreği ilgilendiren nefrit, kist,
tümör, taş vb. olabildiği gibi, damarlardaki bir daralma veya böbrek üstü
bezinin hastalıkları ile ilgili olabilir. Her yüksek tansiyonlu hastada
yapılabilecek bir idrar tahlili, üre ve kreatinin tayini veya böbrek ultrasonografisi
ile bu hastalıkların önemli bir kısmına teşhis konulabilir.
Hipertansiyonun en önemli hedef organlarından birisi
böbreklerdir. Esansiyel olarak adlandırdığımız nedeni belli olmayan yüksek
tansiyonlu hastaların, eğer tedavi edilmezlerse, %15'i böbrek yetmezliğinden
vefat eder. Ayrıca henüz dializ uygulanmayan kronik böbrek hastalarının
tansiyonu kontrol altına alınmazsa; hastalıkları daha hızlı ilerler.
Bilindiği gibi, böbrek hastalarında koroner kalp
hastalığı ihtimali normale göre yüksektir. Kontrolsüz hipertansiyon bu
ihtimali daha da arttırır. Yapılan çalışmalar, yüksek kan basıncının kontrolü
ile böbrek hastalarında kalp komplikasyonlarının azaldığını göstermiştir.
TEDAVİ
Böbrek hastalarında kan basıncındaki hedef 140/90
mmHg'nın altına düşürmektir. Böbrek hastalığı ile birlikte hipertansiyon
varsa bunun en önemli nedeni sıvı fazlalığıdır ve hastaların önemli bir
kısmında tuz kısıtlaması ve idrar çoğaltıcı ilaçlar verilerek tedavi sağlanabilir.
Bazı hastalarda ise kanlarında renin olarak adlandırılan bir hormon hipertansiyonun
rıeden olabilir. Bu hastalar tedaviye dirençlidir ve renin seviyesini azaltacak
ilaçlar kullanılabilir.
Tüm tıbbi tedavi ve tuz kısıtlamasına karşın eğer
yüksek tansiyon kontrol edilemezse ve böbrek bozukluğu hızla ilerlerse,
tedaviye yardımcı olmak amacıyla seyrek olarak hemodialize alınarak hastalığın
ilerlemesi yavaşlatılabilir.
Kronik böbrek hastalığında hipertansiyon ve kan
yağ oranlarındaki anormallikler damar sertliğine bağlı kalp hastalıklarının
en önemli nedenlerindendir. Eğer sigara içiliyorsa bu risk daha da artar.
Bu hastalar sigarayı bırakmalı ve kan yağ oranları da normale getirilmelidir.
Dializ uygulanan böbrek hastalarında su alımındaki
fazlalık yüksek tansiyonun en önemli nedenidir. Bu hastalar sıvı alımına
çok dikkat etmelidirler. Eğer düzgün dializ uygulanıyor ve hastada su kısıtlamasına
dikkat ediyorsa, hipertansiyon önemli bir problem oluşturmaz.
|