
Ruh Sağlığı Açısından Yeni Trafik Yasası
Türkiye’de alkollü araç kullanımı
ve hızdan dolayı ehliyetlerine el konan yaklaşık 150 bin kişinin
yüzde 80’ini mecbur olmasına rağmen psikiyatrik muayeneye gitmiyor. Türkiye’de
ehliyetsiz araç kullanımı oranın yüksek olduğuna dikkat çeken psikiyatri
uzmanları psikiyatrik muayene mecburiyetini bypass eden Yeni Trafik Yasası’nın
ehliyetsiz araç kullanan sürücü sayısında patlamaya yol açacağına dikkat
çekiyor. Türkiye’de halen 15 milyon kişinin sürücü belgesi bulunuyor. Ülkemizde
trafikte olan araç sayısı ise 9 milyon civarında.
Bakırköy Psikiyatri Tedavi ve
Araştırma Merkezi(BAPAM) Psikiyatri Uzmanı Dr. Ayhan Akcan, yeni yasa tasarısında
alkollü araç kullanma ve hız ihlali nedeniyle ehliyetlerine el konan sürücüleri
muayene ederek yeniden ehliyet alıp alamayacakları konusunda karar veren
'psikoteknik değerlendirme ve psikiyatrik muayene merkezlerini' etkinliğinin
azalttığını inancında. Dr. Akcan, alkol bağımlılığının eğitimle değil ancak
tedavi ile giderilebileceğini söylüyor.
Türkiye'de alkollü araç kullan
ve hız ihlali yapan sürücülerin psikiyatrik muayeneye tabii tutuluyor.
Söz konusu sürücülerin tekrar sürücü belgelerini alıp almayacakları konusu
da karar vererek bir rapor halinde ilgili trafik birimine gönderen bu merkezler,
bilirkişilik görevi yapıyor. İki yıl içinde alkollü ve hızdan dolayı sürücü
belgelerine el konan yaklaşık 2 bin kişinin psikiyatrik muayenesini yapan
Dr. Akcan, Batı ülkelerine nazaran zaten az olan bu merkezlerin yeni yasa
ile fonksiyonlarını iyice yitireceğini ifade ediyor.
Halen bu merkezlerin koordinasyonu
ve bilimsel yapılanması konusunda çalışmalar yürüten Dr. Akcan, İstanbul'da
bu amaçla çalışan 4 merkez bulunduğunu anlatarak, şu bilgileri veriyor:
"Türkiye'de toplam 30 merkez
vardır. Bu rakam Almanya ve Avusturya'daki merkezlerin sayılarının sekizde
biri kadar. Belçika ve İsviçre'deki merkezlerinde yarısı kadar.
Bu merkezler daha çok alkollü araç
kullanan, hız ihlali yapan ve bir yılda 100 ceza puanını aşma suçlu sürücülere
yönelik bilirkişilik yapıyor. Denetimlerini Sağlık Bakanlığı yapıyor ve
yapmaktadır."
Trafik konusunda koruyucu ve
caydırıcı tedbirler alınabileceğini, koruyucu tedbirlerin zor, kalıcı ve
uzun vadeli olduğunu ancak gerçek çözüm ürettiğini anlatan Dr. Akcan, ceza
gibi caydırıcı tedbirlerin ise geçici ve gerçek çözüm üretmediğini belirtiyor.
RÜŞVET
ARTAR
Meclis İçişleri Komisyonu'ndan
geçen Trafik Yasa Tasarısı’nın çözüm üretmek yerine en ağır ihlal olan
ehliyetsiz araç kullanımını arttıracağını kaydeden Akcan, ‘rüşvet’ veya
‘makbuzsuz ceza’ olaylarından artış yaşanacağını anlatıyor: “Trafik
konusuna teknik bilimsel yaklaşmak gerekir. Ceza veya yasayla çözülecek
kadar basit değildir. Bu tasarının içeriği tamamen hukuksal bakışı
içermektedir. Oysa alkollü araç kullanan kişinin yaptığı tamamen bir davranış,
sağlık ve tutum meselesidir. Maalesef bu düzenlemede ne doktor raporu ne
davranış psikolojisi ne de teknik yaklaşım söz konusu değildir. Şahsın
alkol alma derecesi ve bağımlı olup olmadığı tedavisinin mümkün olup olmadığı,
rehabilitasyonu, tekrarlama derecesi, alkolden kaynaklanan beyin melekelerinde
yıkım olup olmadığı bypass edilmiştir. Olaya sadece para verecek şahıs
gözüyle bakılmıştır.”
Türkiye'de halen ehliyetine
el konulmuş yaklaşık 150 bin civarında sürücü bulunduğuna da dikkat çeken
Dr. Akcan, bu rakamın ancak 20 binin psikiyatrik muayene için merkezlere
başvuruda bulunduğunu ifade ediyor. Ehliyetsiz araç kullanmanın neredeyse
en hafif ceza sınıfına girdiğini anlatan Dr. Akcan, sözlerine şöyle devam
ediyor:
“Süresi gelmesine rağmen ehliyetsiz
araç kullanmaya devam ederek "psikoteknik değerlendirme ve psikiyatrik
muayeneye "gelinmemektedir. Gelmeyenler ya ehliyetlerini tamamen
bırakmaktadır araç kullanmaktadır ya da ehliyetsiz olarak araç kullanmaya
devam etmektedir. Yeni taslağa göre ‘alkollü sürücü’ doktorun karşısına
en iyi olasılıkla 7.5 yıl
sonra gelecektir. Bu süre içinde
kişinin alkol kullanma biçimi hiç düşünülmeden cezalandırılacak ve her
süre bitiminde hiçbir sağlık muayenesi yapılmadan kişiye ehliyeti iade
edilecektir. Kişi yolcuda taşıyabilir, kazada yapabilir,can ve mal kaybına
da sebep olabilir. Burada tek kriter ehliyetsiz olduğu süre ve ödediği
para cezasıdır.”
Söz konusu psikiyatri merkezleri
sürücünün alkol kullanma biçimine bağlı olarak alışkanlık, bağımlık yapıp
yapmadığı, araba sürme becerisine ne kadar etkilediği, tekrar kullanıp
kullanmayacağı ve tutum davranış boyutu konusunda değerlendirmeler yapıp
çözüm üretiyor.
Yeni yasa ile bu sorunlarının
çözümünün sürücü kurslarına havale edildiğini de anlatan Dr. Akcan, “Alkol
bağımlısına, alkollü araç kullanmayı alışkanlık adinmiş kişiye, hız meraklısına
kursla ne öğreteceksiniz ki? Zaten bu tür riskli araç kullananların güvenli
araç kullanmasına yönelik davranışlarını değiştirmeye yönelik çalışmalarda
başarı oranı genellikle düşüktür.”
PSİKİYATRİSTLERİN
TEKLİFİ
Yeni yasada düzenlemeler yapılması
gerektiğini anlatan Dr. Akcan, alkollü araç kullanırken yakalanan her sürücünün
ilk kezde olsa psikoteknik değerlendirme ve psikiyatrik muayeneye tabi
tutulmasını istiyor. Alkol bağımlısının tanı ve tedavisinin psikiyatri
uzmanının işidir. Alkolün beyinde yıkım yaptığını ve bu yıkımın derecesinin
psikoteknik değerlendirmeyle tespit edilebileceğini kaydeden Dr. Akcan,
şu bilgileri de veriyor:
“Ehliyetinin tekrar iadesi
işi teknik konudur ve hekim ile psikoteknik değerlendirme sonuçlarına bağlıdır.
Zaten ilgili yasada üçüncü kez alkollü araç kullanırken yakalanan psikoteknik
değerlendirme ve psikiyatrik muayeneye tabi tutulur şeklinde değildir.
Bu tamamen trafik polislerinin yasayı yorumlama şeklinden kaynaklanmıştır.
Yasada birinci,
ikinci üçüncü tanımlamaları ehliyetlerinin
ne kadar süre ile alınacağı üzerinedir. Bu süre yaptırımlarından sonra
"psikoteknik değerlendirme ve psikiyatrik muayene yapılmalıdır" şeklinde
tanım yapılmıştır.Yani kaçıncı yakalanmada yapılmalıdır konusu tartışmaya
açıktır.”
|