

Gürültünün
Sağlık Üzerine Etkileri
Hazırlayan:
Dr. Çiğdem Güner
Kocaeli Üniversitesi,
Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD, Araştırma Görevlisi
İnsan ve toplum üzerinde olumsuz etki
yapan ve istenmeyen seslere gürültü denir. Gürültü, insanlarda işitme kayıplarının
yanı sıra önemli bir stres ajanı olarak psikolojik, sinir ve dolaşım sistemlerini
etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde, meslek hastalıkları
arasında en yaygın olanı, gürültü nedenli işitme kayıplarıdır. Gürültü
yalnızca işyeri zararlısı değil aynı zamanda da önemli bir çevresel patolojik
etkendir. Ülkemizde büyük şehirlerimizin pek çok semtinde yapılan gürültü
ölçümlerinde elde edilen değerlerin eşik değerleri geçtiği saptanmıştır.
Sesin iki temel belirleyicisi frekansı
ve şiddetidir. Sesin şiddeti doğrudan kulak zarına ulaşan mekanik basınçla
ilişkilidir ve desibel (dB) olarak ölçülür. Kulağımız 0-140 dB arası sesleri
algılar. 140 dB kulakta ağrı, kulak zarında yırtılma gibi etkiler yapar.
Frekans ise saniyede geçen titreşim
sayısıdır ve birimi hertz’dir (Hz). İnsan kulağı 20-20.000 Hz arasındaki
sesleri duyar. Bu sınırın altındaki seslere infrasonik, üstündeki seslere
de ultrasonik sesler denir. Konuşma sesi aralığı da 500-2000 hz arasında
değişir. Uluslararası standartlara göre, işitme sistemine zarar veren gürültü
düzeyi 100-10.000 Mhz ve 85 dB düzeyidir.
Kişinin sessiz bir ortamda 1,5 metreden
günlük konuşmaları anlamakta güçlük çekmeye başladığı sınır gürültü düzeyi
olarak kabul edilebilir. Bu sınır 500, 1000 ve 2000 Hz frekanslarda ortalama
25 dB değerine karşılık gelmektedir.
Gürültünün
Sağlık Üzerine Etkileri:
1.
İşitme duyusu ve yollarında zararlara yol açar.
2. Gürültünün
kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu
gibi etkileri vardır.
3. Çalışma etkinliğini
azaltır, düşünmeyi engelleyebilir. Bellekle ilgili çalışmalar, sözcük öğrenme
amacıyla yapılan çalışmalar gürültüden etkilenmektedir. Öğrenme yaşantılarının
olumsuz etkilenmesi özellikle okullarda belirgindir. Gürültü bölgelere
yakın olan okullarda öğrenme etkinliğini azaltıcı etki yapmaktadır. Okuma,
anlama, öğrenme düzeyini azalttığından okul sağlığı açısından da önemli
olabilir.
4. Karakter
değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların
ağırlaşmasına yol açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol açar.
5. Aralıklı
ve ani gürültü kişide ani adrenalin deşarjı yaratarak kalp atış oranını,
solunum sayısını, kan basıncını arttırmakta, dikkat azalması, uyku düzeninde
bozulmalara neden olabilmektedir. Ani gürültüde kalp hızı artmakta, gözbebeklerinde
dilatasyon olmaktadır.
Gürültüden etkilenmenin boyutu,
gürültüye maruz kalma süresi, gürültünün frekansı, şiddeti, kesikli ya
da sabit olması ve kişisel özelliklere bağlıdır. Başlangıçtaki etki işitme
yorgunluğu olarak tanımlanmaktadır. Sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça
işitme yorgunluğu da artar. 140 dB şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve
geri dönüşü olmayan işitme yitimine yol açabilir. Buna akustik travma denir.
Gürültünün belli bir sürede belirli
şiddet etkilemesinin ilk sonucu işitme eşiğinin yükselmesidir. Eğer gürültü
yeterli şiddet ve sürede etkilememişse işitme eşiğindeki değişim giderek
normale inmektedir. Bu olay geçici eşik kayması olarak tanımlanmaktadır.
Belli bir süre dinlendikten sonra iyileşebilir. Eğer yeterli şiddet ve
sürede etkilenme söz konusu ise bu kez kalıcı eşik kayması ortaya çıkar.
Gürültü düzeyi arttıkça oluşan işitme
yitimi ve buna bağlı olarak iyileşme süresi de artmaktadır. İşitme yitiminin
düzelebilmesi için etkilenim süresinin en az 10 katı kadar bir iyileşme
süresine gerek vardır.
Giderek artan sanayileşme ve kentleşme
sonucunda gürültü önemli bir çevresel kirlilik etkeni haline gelmiştir.
Gürültünün insan sağlığını pek çok yönüyle olumsuz etkilediği görülmesine
karşın, toplumumuzda halen bir risk olarak algılanmamaktadır. Oysa yine
bilinmektedir ki gürültünün bu olumsuz etkilerinden korunmanın en etkin
yolu, gürültü kaynağının denetimidir. Gürültünün azaltılmasına yönelik
önlemler tasarım ve üretim aşamasında alınmak zorundadır.
Okullarda ve işyerlerinde sağlık eğitimi
çalışmalarına ağırlık verilmeli ve bu konuda toplumsal duyarlılık oluşturulmalıdır.
Gürültü ile ilgili mevzuatımızda gürültü
limit değerleri konusunda, farklı yasa ve tüzükler bulunmaktadır. Mevzuattaki
bu farklılıkların giderilmesi, etkin denetim ve kontrollerin yapılması,
yerel yönetimlerin ve işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını yerine
getirmeleri konusunda ısrarla izlenmesi gürültü kontrolünde etkili olacaktır.
|