

Kazalarda
İlkyardım *
Hazırlayan
: Ankara Tabip Odası İlkyardım Komisyonu
Organ
Kopması
Parmak, el, kol, ayak, bacak, penis,
kulak, burun gibi vücut uzantılarının vücutla olan bütünlüğünün bozulmasına,
organ kopması denir. Bütünlüğün bir kısım dokularla devam ettiği hallere
kopma değil, kesi demek doğru olur.
Organ kopmasına müdahale edilmezse;
1. Kanama nedeniyle kazazedenin yaşamı
tehlikeye girer
2. Organın kaybı fiziksel görünüm
bozukluğu, işlev kaybı ve ruhsal sorunlar yaratır.
Kasıt, ya da kaza sonucu ortaya çıkacak
organ kopmasına ilkyardımcının müdahalesi iki yönlü ve hızlı olmalıdır.
Kanama kortrolü kadar, nakil ve ulaşılacak merkezin bilgilendirilmesi de
önemlidir. Diğer ilkyardım uygulamalarından farklı olarak, organ kopmasında,
kazazede ve kopmuş organın ulaştırılacağı sağlık merkezinin damar- sinir
cerrahisi yapılabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Soğuk ortamda taşınan
kopmuş organ canlılığını daha uzun süre koruyacak, birleştirme sonrası,
işlev de daha iyi korunacaktır.
Organ kopmasında ilkyardım uygulalamalrı
öncelikle ABC
kontrolü ile başlar. Daha sonra kazazede yatar pozisyona getirilir., bilinci
açıksa sırtüstü, kapalı ise yan güvenli pozisyonda tutulur.
Kopma, eğer tek tek kemikli bölgelerin
uzağında meydana gelmiş ise kolun ve bacağın vücuda yakın kısımlarından
turnike uygulanır. Daha sonra kopan organ temiz, su geçirmez plastik bir
torba ya da kaba konulup ağzı kapatılır. Daha sonra bu torba veya kap buzdolu
bir kap ya da torbaya konur. Kazazede ve kopan organ aynı araçla nakledilir.
Kanama
Kontrolü
Kanın, normal olarak içinde bulunduğu
kalp ve damarlardan dışarıya çıkmasına kanama denir.
Nedeni ve yeri ne olursa olsun, durmayan
ya da durdurulamayan her kanama, şok, hatta ölüme yol açar. Kazalarda ölümlerin
önemli bölümü bir kanamadan kaynaklanır. Kanama kontrolü bir ilkyardımcının
en çok gereksinim duyacağı ve kullanacağı becerilerdendir.
Kanamaları zedelenmiş damar çeşidine
göre üçe ayırabiliriz;
1. Kılcal damar kanamaları: Kılcal
damarlar hücrelere ulaşan son damar uzantılarıdır. Çok ince olup içlerinde
çok az kan bulunduğu için zedelenme, kesilmelerinde ancak sızıntı tarzında
ve hafif bir kanama olur. Bir kesi ya da darbe sonrası ortaya çıkabilir.
Hemen her zaman, dış müdahale olmasa bile, kendiliğinden sona erer. Hayati
tehlike yaratmaz.
2. Toplardamar kanamaları: Toplardamarlar
hücrelerden dönen kanı kalbe taşıyan, düşük basınçlı kan akımı olan damarlardır.
Cilde yakın, yüzeysel toplardamarlar kol ve bacak, el, ayak sırtında rahatça
seçilebilir. Toplardamar kesileriyle olan kanamalarda koyu renkli, taşma
tarzında kan kaçışı görülür. Çoğu kez doğrudan baskı uygulayarak kontrol
altına alınabilir. Genellikle yaşamı tehlikeye sokmaz.
3. Atardamar kanamaları: Atardamarlar
kalbimizden yüksek basınçla pompalanan kanı hücrelere ileten, toplardamarların
tersine kol ve bacakta derinde yol alan damarlardır. Atardamardan olan
kanamalarda, açık renkli kanın, yara ağzından kalp atımına uyumlu şekilde
fışkırarak çıktığı izlenir. Genellikle durdurulması daha zor olan, hayati
tehlike yaratan kanamalardır.
Kanamaları konumu ve yönüne göre de
üçe ayırmak mümkündür.
Kanın kaçışının gözle izlenebildiği
kanamaya dış kanama adı verilir. İç organlara ait damarlar, ya da vücut
içinde kafa-göğüs-karın boşluklarında yerleşik damarların, bir darbe ya
da kesici delici bir aletle parçalanmasıyla ortaya çıkan kan kaçışı dışardan
görülmez. Bunlar, iç kanama olarak adlandırılır. Kanayan damarın vücudun
iç organlarında olduğu kanamalar, doğal deliklerden dışarıya doğru kanama
olarak adlandırılır.
Kanamada ilkyardımcının amacı, önce
damardan kan kaçışını önlemek, sonra da, kan hacmi azaldığı için şoka karşı
önlem almaktır.
Kanamaya müdahalede en basit, risksiz,
malzeme gerektirmeyecek yöntemden daha etkili, ancak uygulaması daha zor,
riskler taşıyan yönteme doğru bir sıra izlenir. Değişik yöntemlerle damarı
sıkıştıran, içinden kan geçmesi ve dışarıya kaçmasını önleyen ilkyardımcı,
damardan kan kaçışını önleyen sağlam pıhtı oluşuna kadar uygulamasını sürdürmelidir.
Kanamayı
durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;
1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı
yapmak,
2. Kanayan damarın kalpten geliş
yolu üzerindeki özel noktalara baskı yapmak,
3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen
özel durumlarda, turnike-boğucu sargı yapmaktır.
Ufak bir keside, kesi yerinin su ve
sabunla yıkanıp üzerine birkaç dakika bastırılması yeterli olacaktır. Üzeri
bir yara bandı ile kapatılabilir.
Daha büyük bir yaralanmada, yara bezi
üzerinden avuç ya da parmaklarla yapılacak baskı ile kanama durdurulduktan
sonra, yeniden açılmayı önlemek için rulo, ya da, bohça haline getirilecek
yara bezleri ile, üzerine sıkı bandaj yapılması uygun olur. Kanamalı kişinin
sakinleştirilmesi ve kanayan kol ya da bacağın yukarıya kaldırılması, kanamanın
durmasını kolaylaştıracaktır. Kanla ıslanan bandaj sökülmez, üstten yenilenir.
Doğrudan baskı ile kontrol edilmeyen
kanamalarda, ilkyardımcı kanamanın yerine uygun bir noktadan, baş parmağı
ya da yumruğu ile baskı yaparak, kanı getiren atardamarı sıkıştırır. Ancak
uygun baskı noktaları bu konuda beceri eğitimi almadan kullanılmamalıdır.
Organ kopması birden fazla atardamar
kanamasına yanı anda baskı uygulayamayacak tek ilkyardımcı olması, kazazedenin
yanından ayrılma zorunluluğu, ilkyardımcının uzun sürecek yol boyunca baskı
yapacak gücü olmaması durumunda, son çare olarak, boğucu sargı-turnike
uygulanır. Uygulama omuz-dirsek ya da diz-kalça arasındaki tek kemikli
bölgeye yapılır. Kan dolaşımının tam olarak kesilmesi kalıcı doku hasarlarına
neden olabileceği için istenmeyen bir uygulamadır.
Her yüz kanamalı olaydan doksanının
yara yerine baskı yapılarak, geri kalan on olayın dokuzunun özel noktalara
baskı ile kontrol altına alınabileceği, turnike-boğucu sargının çok az
başvurulacak yöntemler olduğu unutulmamalıdır.
İç
Kanamalarda İlkyardım
İç kanamada ilkyardımcı kanamanın
varlığını dışarıdan göremez. Büyük kemik kırıkları, kafaya gelen darbeler,
tüm vücudu etkileyen kazalarda, dıştan izlenebilen kanama olsun ya da olmasın,
iç kanamadan şüphe edilmelidir.
- Huzursuz kazazede, görme
– işitme sorunları, uyuklama hali
- Soğuk, soluk, nemli cilt
- Karında sertlik ve bastırmakla
ağrı
- Vücutta yaygın sıyrık, morluk,
şişlikler
- Halsizlik
- Susuzluk hissi
- Sayısı artmış ancak zayıf solunum
ve nabız varsa iç kanama düşünülmelidir.
İç Kanama Düşünülen Kazazede İçin
Yapılacaklar:
1. Şok ile mücadele et (ayakları
yüksek olarak yatır, ısıt)
2. Hızlı naklet
* Bu yayın Ankara
Tabip Odası İlkyardım Eğitimi Komisyonu İlkyardım Eğitimi Kursu Ders Notlarından
Alınmışır.
|