

Sporda Bayanlar
Hazırlayan : Dr. Nilüfer Özaydın
Bayanlar, sportif aktivitelerin hepsinde
yer alabilirler. Ancak erkekler ile bayanlar arasındaki özel fiziksel farklılıklardan
dolayı, bayanlar bazı spor dallarında üstün olabiliyorlarsa da bazı spor
dallarında erkekleri e aynı performans düzeyine ulaşamazlar.
Düzenli ve yoğun egzersiz yapan bayanlar:
adet gören kadınlarda siklusun kaybı, adet kanamasında miktar olarak azalma,
ve bunların etkisi ile omurga kemik mineral yoğunluğunda azalma ve erken
yaşta osteoporoz ve stres kırıkları(travma olmaksızın kas kasılmalarına
bağlı kırıklar) şansının artması gibi risklerle de karşı karşıyadırlar.
Gebelik, daha ileri dönemlerinde değişiklik
yapılmaya ihtiyaç duyulmasına rağmen, herhangi bir anormal seyir olmadığında,
fiziksel aktiviteye doğrudan engel olmaz.
ANATOMİ VE
FiZYOLOJİ:
Bayanlar, sporda baylarla karşılaştırıldıklarında,
performanslarını etkileyebilecek temel fizyolojik ve anatomik farklılıklara
sahiptirler. On yaşına kadar bayanlar ve baylar fizyolojileri yönünden
çok benzerdirler. Ergenliğin başlaması ile sekonder seks karakterleri gelişir
ve seksler arasındaki farklılıklar belirir.
Bayanlar genellikle baylardan daha
kısa ve daha hafiftirler. Kızlar ergenliğe ortalama erkeklerden 2 yıl önce
girer ve 2 yıl önce tamamlarlar. Kızlarda 10 yaş, erkeklerde 12 yaş civarında
büyüme hızı artmaya başlar ve ergenlik çağındaki kişilerde belirgin hızlanma
görülür. Bu dönemde erkekler 30 cm., kızlar 10-20 cm. uzar. Ağırlık ise
7-30 kg., ortalama 20 kg. artar. Erişkin boy uzunluğunun % 20-25'i bu dönemde
kazanılır. Boyca artış kızlarda 8 cm/yıl, erkeklerde 10 cm./yıl olmaktadır.
Boyca uzama hızı erkeklerde on iki buçuk, on beş buçuk yaşları arasında
pik yaparken, kızlarda bu pik erkeklerden ,2 yıl önce olmaktadır.
Ergenlik dönemindeki kişilerde, kas-iskelet
sistemi ve iç organlarda, özellikle üreme organlarında belirgin büyüme
ve gelişme olmakta, el bilek kemiklerinde kıkırdak yapılar kalsifiye olmakta
ve kemikleşmede belirgin artış olurken, lenfatik dokuda ve erkeklerde cilt
altı yağ dokusunda azalma olmaktadır. Bacaklar gövdeye göre daha hızlı
büyür ve büyümesini daha önce tamamlar. Ağırlık artışı ise, boyca uzamanın
pik yapmasından yaklaşık 6 ay sonra belirginleşmektedir. Deri altı yağ
dokusu kızlarda 8, erkeklerde 10 yaş civarında artmaya başlar, erkeklerde
boyca uzamanın pik yapmasından sonra azalırken, kızlarda artış devam eder
ve en çok kalça ve omuzda lokalize olur. Kas dokusundaki artış boyca uzamanın
pik yapmasından yaklaşık 3 ay sonra maksimuma erişir.
Bayanlarda, ergenlikten sonra taşıyıcı
eklemlerin açıları atmıştır. Bu bayanlara fırlatma ile ilgili olaylarda
mekanik bir dezavantaj sağlar. Daha geniş pelvis, femur açısını arttırır;
bu quadricepsin origo-insersiosu arasındaki çizgiyi döndürür, bu dönüş
dizi de etkiler (Q. insersiosu patella üzerinden tibial tüberküle uzanır)
ve patellafemoral ekleme doğru kuvvet artışı yaparak, bazı aktivitelerde
ön dizde ağrı oluşmasına neden olur.
Bayanlarda ağırlık merkezi de daha
aşağılardadır. Bu dengenin önemli olduğu aktivitelerde bayana avantaj sağlarken,
atlama ile ilgili spor dallarında dezavantaj sağlar.
Bay ve bayanlar arasındaki bir fizyolojik
farklılık da, O2(oksijen) uptake'nin bayanlarda daha düşük olmasıdır. Bu
farklılık, bayanın dayanıklılık sporlarındaki başarısını negatif etkiler.
Daha düşük 02 alımı, total vücut kitlesi ile ilgili olarak, daha küçük
kalp ve daha küçük akciğerlerden dolayıdır. Daha küçük kalp demek, daha
küçük atım hacmi demektir. Yani bir pay ile aynı miktar O2(oksijen) uptake'ini
başarmak için bir bayan, daha yoğun çalışmak ve daha büyük kalp hızına
sahip olmak zorundadır. Bazı elit bayan sporcular dayanıklılık sporlarında
ortalama bay değerlerine ulaşabildilerse de, tabii ki buna ulaşmada bir
sınır olduğu için, bir antremanlı bayan, bir antremanlı bay kadar aynı
O2(oksijen) uptake'ini asla başaramaz.
Max. O2(oksijen) alımı, aerobik çalışma
kapasitesini tayin eden önemli bir şeydir.
Bayanları dayanıklılığa dayalı sporlarda
rölatif olarak dezavantajlı duruma sokar. Daha düşük O2(oksijen) alımı,
ağırlığa oranla daha az miktardaki kan ile birliktedir.
Baylarda 5-6 it. kan var iken, bayanlarda
4-4.5 it. kan bulunur. Aynı zamanda bayanlarda her ünite kan volümü başına
daha az hemoglobin vardır. böylece de kaslara nisbeten daha az O2 (oksijen)
taşınır.
Bayanların yağsız vücut kitleleri
baylardan daha düşüktür. Kas uzunluğu da her ne kadar, kesitlerde benzer
olmasına rağmen, bayanlarda daha az kas vardır. Bu demektir ki, ortalama
bayan uzunluğu ortalama bayların yaklaşık % 60'ldır. Bu durum antrenman
ile olumlu etkilenebilirse de hiçbir zaman baylara eş olamaz.
Bayanların total vücut ağırlıklarının
yaklaşık % 25-33'ü yağdır, erkeklerde ise % 15-18 dir. Zayıf bayanların
vücut yağı % 20'den azdır, zayıf bayların ise % 10'dan azdır. Yağ oranının
artması bayanların performansını birçok aktivitedeki baylara göre rölatif
olarak azaltır. Çünkü yağ oranının fazlalığı sadece su üzerinde durabilme
ve izolasyonun gerekli olduğu yani ekstra yağ kitlesine ihtiyaç duyulan
uzun mesafeli yüzme gibi durumlarda avantaj sağlar.
Bayanların iskelet kaslarının diğer
kaslarından farklı olarak yağları enerjiye çevirmede daha büyük kapasiteye
sahip olduğu ileri sürülüyor. Bu özellik, dayanıklılığa dayalı sporlarında
bayanları daha uygun duruma getirir, ultra dayanıklılık durumlarında bayana
avantaj sağlar.
Bayanlar, baylar ile aynı sayı ve
konsantrasyonda ter bezlerine sahiptirler ama daha az terlerler. Bayanlar
terleyerek daha az ısı kaybederler, yani daha az su kaybederler. Gerçekte
radyasyonla daha fazla ısı kaybederler ki bu da nemli ortamlarda bayanlara
avantaj sağlar.
Genel olarak bayanlar, baylardan daha
elastikidirler, bu jimnastik, bale gibi sporlarda bayan için olumludur,
Ancak daha fazla elastikiyet, daha fazla tendon yaralanması demektir.
|