

Menopozal Dönemler
Hazırlayan
:Doç. Dr. Hakan Şatıroğlu
Kadın vücudunda menopoz öncesi ve sonrasında
oluşan değişimleri daha iyi kavrayabilmek için yaşamın bu bölümünü dönemler halinde gözden geçirmek daha yararlı
olacaktır
Premenopoz,
40 yaş civarında başlar, genellikle belirti vermez. Sadece çok küçük hormonal
değişimler gözlenebilirve menopoz ile sonlanır. Adet araları normal sınırlar
içinde kalmak üzere (örneğin 21-25 günde bir adet görme) kısalır. Üreme
yeteneğindeki ilk yaşlanma bulguları folikül stimüle edici hormon (FSH)
salgısındaki artıştır. Luteinize edici hormon (LH) bundan etkilenmez, çünkü
östrojen ve progesteron normal düzeylerdedir.
Klimakterium,
genellikle 45 yaş civarında başlar ve yaşlılık (senil) döneminin başlangıcı
kabul edilen 65 yaşa kadar devam eder. Adet düzensizlikleri, sıcak basmalarının
ortaya çıkması gibi bulgu ve belirtiler, klimakterik dönemin başladığını
gösterir.
Perimenopoz,
klimakterium ile birlikte başlar ve menopozdan 1 yıl sonra biter. Yoğun
yakınmaların olduğu dönemlerden biridir. Perimenopoz döneminde adet araları
çok değişkendir. (20 - 35 gün) ve % 40’ında artık yumurta (oosit) üretimi
yoktur. FSH ve daha az olmak üzere LH düzeyleri genellikle yüksek, östrojen
ve progesteron seviyeleri genellikle düşüktür.
Menopoz,
geçirilen son adet kanamasını niteleyen bir kavramdır. Menopoz bir dönem
değil sadece görülen son adet kanamasının adıdır. Sonuçta sayısı belli
olan yumurtalar (oositler) tükenir. Menopoz yaşını geciktiren en önemli
faktörün, adet aralarının uzun olmasıdır (30-35 gün). Menopoz yaşını etkileyen
en önemli dış etken sigara içimidir.
Postmenopoz,
menopozal geçiş döneminin son fazıdır. Son adet kanamasından yani menopozdan
1 yıl sonra başlar ve yaşlılık dönemi başlangıcına kadar sürer. Postmenopozal
dönemde terleme, sıcağa tahammülsüzlük, uykusuzluk gibi vazomotor belirtiler
ve psikolojik yakınmalar ağırlık kazanacaktır.
Östrojen eksikliğinin çeşitli başka
etkileri de ortaya çıkacaktır. Ürogenital sistem yaşlanması ve gerilemesi,
buna bağlı olarak idrar tutamama, ağrılı idrar yapma gibi üriner yakınmalar
ve elastikiyet kaybı, kırışıklık, cilt gerginliğinin azalması, saçlarda
seyrelme gibi dermatolojik problemler görülecektir. Östrojen eksikliğinin
uzun dönem sonuçları kemik erimesi (osteoporoz) ve kalb-damar sistemi (kardiovasküler)
hastalıklarında artıştır.
Serum yağ düzeylerinin yüksekliği,
yüksek kan basıncı, aşırı kilo alma, fizik aktivitesi az bir yaşam, sigara
ve alkol değiştirilebilir kalb-damar sistemi risk faktörlerini oluştururken,
erken menopoz (45 yaştan önce) ve ailesel yatkınlık değiştirilemeyen
risk faktörlerini oluşturmaktadır.
Genetik özellikler, erken menopoz,
ilk adetin geç ortaya çıkması, kullanılan ilaçlar, beslenme ve yaşamsal
alışkanlıklar menopozdaki kemik mineral kaybı ya da başka bir deyişle kemik
erimesinin risk faktörlerini oluşturur. Kemik yoğunluğunun incelenmesi
özellikle önemlidir, çünkü kemik kütlesinin her bir standard sapma değeri
azalmasında, kemik kırığı riski ikiye katlanmaktadır. Kemik mineral yoğunluğunu
kantitatif ölçen çeşitli yöntemler vardır. Ülkemizde en yaygın kullanılan
kantitatif yöntem dexa‘dır. Takibin 2 yılda bir yapılması yeterlidir.
Menopozda memedeki değişimler, süt
salgı bezleri ve kanal sistemi yapılarının gerilemesi, yağ dokusunun azalması,
meme boyutlarının küçülmesi ve meme hastalıklarının azalmasını kapsar. Menopozal
dönemde meme takibi, genital muayeneye meme muayenesinin eklenmesini, 2
yılda bir mamografi, ya da yılda bir meme ultrasonografisini içerir.
Endometrial inceleme özellikle hikayesinde
doğurganlık döneminde düzensiz yumurta üretimi ya da çoğu kez üretememe,
rahim duruyorsa tek başına (progesteron almadan) östrojen kullanma, şeker
hastalığı (diabetes mellitus), şişmanlık, kronik karaciğer hastalıkları,
kronik alkol kullanımı olanlarda önemlidir. Ayrıca düzensiz vajinal kanama
olanlarla; ultrasonografi bulgularında hormon yerine koyma tedavisi öncesi endometriumu 5 mm’den
kalın ya da düzensizlik olanlarda endometrial inceleme (biopsi) gereklidir.
Menopozdan sonra hanımların çoğu kere
yaşadıkları sıkıntıların, değişimlerin nedeni, yumurta gelişirken yeterince
ürettikleri, ama yumurta tükendikten sonra üretemedikleri özellikle östrojen
hormonu eksikliğine bağlıdır.
Gerekli olduğunda bir ameliyatla yumurtalıkların
çıkarılması da aynı eksikliği ve sorunları yaşa bağlı olmaksızın
yaşatacaktır. Sadece rahmin çıkarılması, yumurtalıkların yerlerinde bırakılması
adet kanamalarını engeller, çünkü kanama rahimdeki doku değişimidir, ancak
hormon salgısı normal devam ettiği için menopoz sonrası sorunlar ortaya
çıkmaz, taa ki yumurtalar tükeninceye kadar.
|