

Menopoz;
Cinselliğin Sonu mu, Yoksa Yepyeni Bir Başlangıç mı ?
Hazırlayan
:Doç. Dr. Hakan Şatıroğlu
Cinsellik, kişinin genital davranışı
veya cinsel arzusu şeklinde tarif edilmez. Daha ziyade cinsellik, bireylerin
cinsel bilgilerini, inanışlarını, tutumlarını ve değer yargılarını içerir.
Günümüzde insanlar daha uzun ve sağlıklı
yaşamaktadırlar. Bu durum sadece yaşlı nüfusun artmasıyla sonuçlanmamış,
ayrıca yaşlanmanın doğal sonuçlarına ve toplam yaşam kalitesine olan ilginin
de artmasına neden olmuştur. Şüphesiz ki, seks ve cinsellik, ilerleyen
yıllarla birlikte tecrübelerin arttığı, haz veren bir durum olmalıdır.
Menopozdan önceki cinsel hayatın ve evliliğin durumu, menopozdan sonraki
cinsel aktivite ve cinsel tatmin ile doğrudan ilişkilidir.
yumurtalıktan salgılanan kadın hormonların azalmasına bağlı
gelişen seksüel fonksiyon bozukluklarının direkt ve indirekt etkileri vardır;
Direkt etkiler, cinsel organlardaki
yaşlanma ve gerilemenin sonucudur. Bunlar ;
Genital bölge kan akımının ve kıllanmasının
azalması,
Büyük dudaklarda küçülme ve zayıflama,
Küçük dudakların ve klitorisin büzülmesi,
Vajen dokusundaki yapısal ve kimyasal
değişime bağlı olarak ortaya çıkan pH yükselmesi (pH 3,5-4,5’dan 5’in üzerine
çıkar),
Vajen epitel ve kas tabakasının incelmesi,
Vajinal elastisitenin kaybı,
Vajinal ıslaklığın azalması hatta kuruluk,
Ağrılı cinsel ilişki,
Libido (cinsel istek) kaybı olarak sıralanabilir.
İndirekt etkiler, yaşlanmayla değişen
vücut görünümünün sonucudur ve kişiye cinsel çekiciliğinin kaybolduğu hissini
vermektedir. Bu değişikliklerden bazıları, kilo alımı veya şişmanlık ve
genel olarak tüm dokularda görülen, gerginlik ve elastikiyet kaybıdır.
Bunların neticesinde ciltte kırışıklıklar ve kuruluk meydana gelmektedir.
Yaşı ilerleyen kadında cinsellik sadece
fiziksel değişimlerden etkilenmemektedir; aynı zamanda psikolojik, duygusal
ve sosyokültürel faktörlerden de etkilenir ve bunların birbirleriyle olan
etkileşimlerinin sonucu olarak kadının kendisini nasıl algıladığıyla da
ilişkilidir.
Premenopozda düzensiz kanamalar ve
diğer belirtiler başladığında sorunlar başlar. En önemli sorun da artık
yaşlanıldığı duygusu ile cinsel intihardır.
Diğer önemli bir sorun da, adet düzensizliği
olması nedeniyle kazara gebe kalma korkusudur. Bu dönemde kullanılacak
gebelikten korunma yöntemi doğum kontrol hapları olmalıdır, hem adetleri
düzenler, hem de gebelikten korur. Elbette rahim içi araç ve diğer yöntemlerde
kişilerin kendi tercihlerine bağlı olarak ve doktor kontrolü ve tavsiyesi
ile kullanılabilir.
Menopoz sonrasındaki kadın, seksüel
uyarılma için gerekli zamanın uzadığını fark eder. Orgazmik kasılmalarda
ve orgazm yoğunluğunda azalma, ağrılı rahim kasılmaları, cinsel ilişki
düzensizliği ve sayısında azalma gibi değişiklikler ortaya çıkabilir.
Vajinal ıslaklığın azalması nedeniyle
vajen duvarlarının yeterince nemlenebilmesi için cinsel ilişki öncesi geçen
sürenin uzatılması gerekir. Vajen şekli değişir, boyut ve elastisitesi
azalır ve bu nedenle idrar yolları üzerindeki basınç artar. Bu istemsiz olarak
idrarı kaçırmaya yol açabilir. Üretra ve vajendeki asiditenin kaybı, bakterilere
karşı olan direncin azalmasına ve dolayısıyla üriner ve vajinal enfeksiyonlara
yatkınlığın artmasına yol açar.
Klitoris çevresindeki yağ dokusunun
azalması, onu direkt uyarılma ile haz almaktan çok, ağrı ve acı duyar bir
hale getirir.
İnsanlar yaşlandıkça, fiziksel yetersizlikler
ve kronik hastalıklarla da daha fazla karşılaşmaktadırlar. Örneğin artritin
sebep olduğu ağrı veya hareket kısıtlılığı, kişinin sekse olan isteğini
azaltabilir veya cinsel ilişkiyi rahatsız bir hale getirebilir.
Sertleşme ve meni çıkarmada gecikme
gibi problemlerin ortaya çıkması, erkekleri sinirli yapar. O kadar ki kendilerini
başarısız hissederek cinsel ilişkiden kaçınır, ilişki giderek seyrekleşir.
Sonuç cinsel ilişki için uygun ve istekli yeterli bir eş bulunamamasıdır.
İşte bu, hanımların cinsellik açısından menopozdaki en önemli sorunlarından
biridir. Erkek ortalama ömrünün kadınlarınkinden kısa olması nedeniyle
çoğu kere kadınların eşlerini kaybetmeleri, sorunu iyice büyütür.
Sonuç olarak, sağlıklı ve istekli
bir partnerin yokluğu, ortaya çıkan tıbbi sorunlar, yapılmamış veya yetersiz
hormon yerine koyma tedavisi ve depresyon, menopoz sonrasındaki kadınların cinsel yaşamlarında bozulmaya
ve cinsel istek ve ilişkide azalmaya sebep olan esas faktörlerdir.
Menopoz sonrası hormon yerine koyma
tedavisi uygulanıyorsa, daha önce bahsettiğimiz önlemler alınıyorsa, erkek
de sağlığına dikkat ediyor ve andropozun gerektirdiği önlemleri uygun bir
şekilde alıyor ise, pek çok çift bu dönemi ikinci balayı olarak nitelemekte
ve cinselliklerini sağlıklı bir şekilde sürdürmektedirler.
|