

Uyku Hastalıkları
Hazırlayan: Doç. Dr. Sadık Ardıç
Göğüs Hastalıkları ve SSK Ankara Eğitim Hastanesi ,Tüberküloz Kliniği
Uyku Laboratuvarı Sorumlusu
Uyku hastalıkları
Uyku
hastalıkları, hastanın uykusu sırasında ya da uyumak istediğinde ortaya
çıkan klinik durumlardır. Bugün seksenden fazla uyku hastalığı varlığını
ve bunlardan bazılarının görülme sıklığının diğerlerine oranla daha fazla
olduğunu biliyoruz.
Toplumda ve hekimler arasında uyku hastalığı denilince sadece fazla uyumak ve uyuyamama,
uyku hastalığı olarak anlaşılmaktadır. Oysa uyku hastalıkları uyku sırasında
görülen uyku kalitesini bozarak bireyin dinlenememesi, bilincinin tazelenememesi,gündüz
aktivitelerinin bozulması ve bireyin sağlıklı olduğu dönemdeki kapasite
ve becerilerinin azalması ile seyreden hastalıklardır.
Uyku hastalıkları ile ilgili gerçek anlamda bilimsel çalışmalar geçen yüzyılın
başında Amerika ve Avrupa'da başlamış. Başlangıçta rüya içeriğini açıklamak
için yola çıkılmış. Ancak bu çalışmalar sırasında insan yaşamında çok önemli
sağlık problemlerinin oluşmasına neden olan, klinik durumların ortaya
çıktığı gözlenmiş. Bu temeller üzerine geliştirilen ve yapılan çalışmalar
uyku tıbbının altmışlı yılların ortaları ve yetmişli yılların başında
ayrı bir disiplin, ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Yetmişlerden sonra uyku hastalıkları ile ilgili teknolojik ve bilimsel
gelişme baş döndürücü hızla artmıştır.
Bizde, konuyla ilgilenme seksenli yılların başında bir kaç bilim adamının
yurtdışı çalışmaları ve yurda döndüklerinde bu işle ilgilenmeleri ile
başlamıştır. Doksanlı yıllara kadar iki üniversite kliniğinde çalışan, ancak
uğraşanların dışında kimsenin fazla ilgilenmediği bir tıp alanı olarak
varlığını sürdürmüştür.
Başlangıçta uyku hastalıkları bizde fantazi olarak algılanmış. Ancak doksanlı
yılların başında, nöröloji ve psikiyatri dışında, biz göğüs hastalıkları
uzmanlarının da konuyla ilgilenmesi ie bu konuya olan ilgiyi artmıştır.
Toplum ve hekim kitlesinin konu hakkında bilgilenmesinin artması ve ilginin
odaklanması, uyku hastalıkları ile ilgilenen araştırmacı ve hekimlerin düzenlediği konferanslar,
sempozyumlar, seminerler ve yaptıkları yayınlar sonucunda olmuştur. Seksenli yıllarda
iki olan merkez sayısı bugün yirmilere çıkmıştır. Şu
an, başlangıçta sanıldığı gibi fantazi değil, uyku biliminin de ayrı
ve önemli bir bilim dalı olduğu kabullenilmiştir.
Uyku hastalıkları ile kim ilgilenir?
Uyku hastalıkları geniş bir bilimsel yelpaze gösteren bilim alanıdır.Bir çok uzmanlık
alanını ilgilendirir. Bazı hastalıklar nörölogları, bazıları psikiyatrisleri, bazıları
göğüs hastalıkları ve kulak burun boğaz uzmanlarını ilgilendirir. Şu
an ülkemizde uzmanlık alanı olmamasına karşın, bir çok disiplinin aktivite
göstereceği, bir bilim dalıdır. Benim kanaatim çok yakın gelecekte dahiliye, cerrahi,
çoçuk ve kadın–doğum gibi bir ana tıp dalı olacaktır.
Tıpta günümüzde ulaşılan bilgi birikimine karşın, halen bilinmeyen
sayısı çok fazla. Bir çok klinik durum var ki nasıl oluştuğu açıklanamıyor
; ya esansiyel, ya idiopatik diye adlandırılıyor. Gerçek nedeni açıklanamıyor,
sadece sonuçları tedavi edilmeye çalışılıyor. Bugün uyku tıbbının yaşamamıza
girmesi ile, açıklayamadığımız ve hastaların sorununa çözüm bulmak için
doktor doktor dolaştığı; idiopatik,esansiyel ya da psikolojiktir denilen
bir çok klinik durumun uyku sırasında gözlenen hastalıklara bağlı
geliştiği anlaşılmıştır.
Uyku
hastalıklarının görülme sıklığı nedir, yaş, cins farkı gösterir mi ?
Uyku hastalıklarının her biri farklı sıklıkda görülmektedir. Çok seyrek
görülen hastalıklar olmasına karşın, çok sık görülen hastalıklar da vardır. Bu
konuda örnek verecek olursak astım ve diyabet gibi hastalıklar kadar
sık görülen hastalıklar olup, yaşam kalitesini en az onlar kadar bozarlar.Hastalıklar
her yaşta görülmesine karşın, bazılarının sıklığı yaşın ilerlemesine bağlı
olarak artmaktadır.Cinse görede bazı hastalıkların dağılımı değişmektedir. Örneğin,
uyku apne sendromu erkek cinste daha çok görülmektedir.
En sık görülen uyku hastalıkları insomnia,uyku apne sendromu, huzursuz bacak
sendromu, narkolepsi gibi hastalıklardır. Bu hastalıklardan en sık görüleni
insomnia olup, ABD istatistiklerine göre %17 oranındadır. Bu görülme sıklığı
kronik obstrüktif akciğer hastalığı (kronik bronşit + amfizem)sıklığı
kadardır. Yine uyku apne sendromunun ülkesel boyutta farklılıklar göstermesine
karşın % 2-5 oranında görüldüğü bildirilmiştir. Bu hastalığında sıklığı
şeker hastalığı görülme sıklığından fazla olup,astım sıklığı kadardır.Yine
huzursuz bacak sendromu sıklığı %5 dolayındadır. Narkolepsi diğerlerine
göre daha az görülmekle birlikte % 0.05 dolayında görülmektedir.
Bu hastalıkların önemi, gündüz aşırı uyku eğilimini artırıyor olmalarıdır ve
başka klinik durumların gelişmesinde tetikleyici rollerinin varlığıdır.
Gündüz aşırı uyku eğilimi
Gündüz aşırı uyku eğilimi uyku hastalıklarına bağlı olarak
sıklıkla gelişen, gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle dinlendirici
uykunun olmamasına bağlı olarak, kişinin gündüz yaşamında uyku eğiliminin
artması ve kimi zaman iş başında bile küçük uyku ataklarının olması halidir. Buna
hipersomnolens ya da excessive daytime sleepness denir. Yaşamımızda önemi
elbette çok fazladır. Kişinin çalışma kapasitesini ve becerisini doğrudan
etkileyen önemli bir durumdur. Diğer bir önemi ise trafik kazaları ve iş
kazalarında oynadığı roldür.
İnsomnia
İnsomnia, uykuya güç dalma, uykudan sık uyanma, uyku zamanın kısalması ve dinlendirici
olmayan uykuya verilen addır. İnsomniaya bağlı olarak hasta uykudan dinlenmemiş
kalkar, yorgundur, çalışma kapasitesi azalmış, mutsuz, depresiftir ve anksiyetesi
olabilir. Kişinin günlük davranışlarında değişiklikler olur.
Yine en çok yakınılan konu gündüz aşırı uyku eğilimidir.
Tedavisi zordur, uyku hijyenini sağlayarak, davranışsal ve ilaç tedavisi
yapılarak kişinin yakınmalarının üstesinden gelinmeye çalışılır.
Narkolepsi
Narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi, uykuda paralizi, katapleksi ve hipnogagik
halüsinasyonlarla giden bir hastalık sendromudur. Narkolepsi nedeni belli
olmayan bir sendromdur. Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle günlük yaşamsal
aktiviteyi bozar. Gece uyku kalitesi bozulmuş ve REM uykusunda patolojik
değişiklikler olmuştur. Diğer sık görülen hastalıklara göre seyrek görülmekle
birlikte,sık görülen bir hastalıktır.Hastalığın oluşumunda genetik geçiş
olduğu gösterilmiştir. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalık çoçukluk
yaşından başlayarak, 50'li yaşlara kadar ortaya çıkabilir. Narkolepsi yaşam
boyu süren bir hastalık olup, devamlı tedavi gerektirir. Tedavide santral
sinir sistem uyaranı olan ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisinde yan etkiler, ilaca
tolerans gelişebilir.
Yazının devamı:Uyku Apne Sendromu
|