

Bayan Sporcularda Adet Düzensizlikleri
Hazırlayan:
Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel
Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği
AD, Isparta
Son otuz yıldır düzenli spor
yapan kadın sporcu sayısı artmıştır. Kadınlar da erkekler gibi düzenli
spor yapmanın nimetlerinden yararlanmaktadırlar. Ayrıca yapılan sporun
kadın ve erkekte eşit etkileri yaratması da kadınların düzenli bedensel
etkinlikte bulunmaları için bir gerekçe oluşturmaktadır.
Kadınların uzun yıllar boyunca spor
yapmalarını engelleyen bazı inançlar, son yıllarda yapılan spor fizyolojisine
ilişkin çalışmalar sonucunda yıkılmıştır. Bu nedenle kadınların yaşamların
her evresinde spor yapmaları "sakınca " olmaktan çıkmıştır.Ancak yine de
bazı sağlık sorunlar gelişebilmektedir. Kadınlarda spora bağlı adet düzensizlikleri
gelişebilmektedir.Bu soruna değinmeden önce kadınların adet düzenine ilişkin
bazı bilgiler vermekte yarar vardır. Kadınların adet kanamaları genelde
12-13 yaşlarında başlamaktadır. Adet kanamasından 1-2 yıl önce ikincil
eşey özelliğini oluşturan pubik ve koltuk altı kıllanmaları gerçekleşir.
Adet döngüsünün süresi kadınlar arasında değişkendir. 21-35 gün arasında
tekrar eden adet kanaması normal sınırlar içerisinde kabul edilir. Ortalama
28 gün sürmektedir.
Fizyolojik olarak adet döngüsünü ikiye
bölmek mümkündür. İlk evreye foliküler evre adı verilir. Bu evre ortalama
14 gün sürer. Bu evrenin başında kadının kandaki östrojen ve progesteron
hormon düzeyleri düşüktür. Foliküler evrenin sonuna doğru östrojen artar
ve zirve yapar ve yumurtlama (ovülasyon) denilen olaya neden olur. Yumurtalama
genelde adet döngüsünün (adet kanamasının başladığı ilk günden itibaren)
13-15 günlerinde görülür. Stres ve birçok başka nedenden dolayı yumurtlama
gecikebilir ya da olmayabilir. Luteal faz denilen adet döngüsünün ikinci
evresi ortalama 14 gün sürer. Bu evre aadet kanamasının başlamasıyla sona
erer. Bu evrede de östrojen düzeyleri yüksek seyreder (yumurtlama döneminde
olduğu gibi olmasa da) ve progesteron da bu evrede artar. Yumurtlama döneminde
kadının yumurtası (ovum) döllenmediği taktirde, luteal dönemin sonunda
rahim içinde bulunan cidar (endometrium) dökülür ve adet kanaması
olur.
Bazı kadınların yaşları ilerlemesine
rağmen hiç adet kanaması görmemektedir. Bu duruma birincil amenore adı
verilmektedir. 16 yaşına kadar adet kanaması olmadığında ve meme gelişimi
ve kıllanma 14 yaşına kadar gerçekleşmediğinde, birey birincil amenore
bakımından incelenmelidir.
İkincil amenore ise adet görmeye başlamış
kadınlarda olur. Normal adet görürken üç aydan fazla adet görmediği taktirde
ikincil amenoreden şüphelenilir. Seyrek adet görme (oligomenore) yılda
3-6 kez adet görme ya da adet döngülerinin 35 günden fazla olmasıdır. Sporcu
bayanlarda kısalmış luteal evreye ya da yumurtlama olmayan (anovulatuvar)
döngülere bağlı geçici kısırlık gelişebilir. Adet düzensizliğine ilişkin
bulgular sıkça gözden kaçabilir, çünkü kadın o anki durumunu normal sayabilir.
Ancak çocuk sahibi olamama gibi nedenlerle hekime başvurulduğunda, düzensizlikler
yada başka nedenler ortaya çıkabilir.
Amenore normal populasyonda %2-5
oranında görülürken, sporcu bayanlarda %44 oranına kadar bildirilmiştir.
Spor yapan kadınlarda aşırı zayıflık, ani kilo kaybı, hızla şiddetli yüklenmelerde
bulunma, dengesiz beslenme, yeme bozuklukları ve ruhsal stres amnoreye
neden olabilir.
Spora bağlı amenore gelişen kadınlarda
beslenme yetersizliğine bağlı kalsiyum eksikliği yerine koyulmalıdır. Bunun
için günliük 1500 mg elementer kalsiyum eşdeğeri gıda alınmalıdır. Amenoresi
olan kadın sporcularda, yerine yeniden konulması zor olan, kemik mineral
yoğunluğunun kaybı sözkonusudur. Adet kesilmesi buna ilişkin erken
bir habercidir. Bu nedenle böyle bir durumda derhal girişimde bulunulup,
kemiklerin zayıflaması engellenmelidir. Böylece kemik erimesi ve bunun
bir sonucu olan omurga eğrilmesi (skolyoz), stres kırıkları ve başka daha
ciddi kırıklar engellenmiş olur.
Adet düzensizliği olan sporcular tespit
edildikten sonra hekime başvurup, nedenini araştırmalıdır. Beslenme durumları
ve antrenman programları düzenlenmelidir. Bu düzenlenmelere rağmen adetleri
düzene girmediği taktirde ve yaşları 16 yaşını geçiyorsa dışarıda hormon
tedavisi almalıdırlar. Bunun sporcu, aile ve antrenörlerin bazı çevresel
etmenlere yönelik eğitimleri de yapılmalıdır.
|