

Egzersiz yapmak kasları nasıl güçlendirir?
Egzersizin insanlara güç kazandırmasının
altında yatan mekanizma tam olarak bilinmese de bu bağlamda iki sürecin
işlerlik kazandığı görülmektedir. Biri hipertrofi (veya hücrelerin genişlemesi),
diğeri ise sinir-kas ilişkisini geliştiren sinirsel uyumdur.
Düzenli ve sistematik olarak yapılan
egzersiz ve daha sonra bu egzersiz seanslarını izleyen, gerekli proteinlerin
alındığı dinlenme dönemlerine maruz kalan kas hücreleri, hipertrofik bir
gelişim geçirir (Ancak bu süreç, hücrelere su girmesi sonucu ortaya çıkan
kısa vadeli şişme ile karşılaştırılmamalıdır). Kas protein sentezinde bir
düzelme ve bu proteinlerin hücrelerin içine işlemesi, kasları geliştiren
bir etki yaratır. Bir kas hücresi, kendi sinir hücresi tarafından faal
duruma geçirilince, kasın kasılmasından sorumlu proteinlerin birbiriyle
etkileşimi -aktin ve miyosin kuvvet üretir.
Bu kuvvet, protein yapısındaki değişiklikler-
güç vuruşu kanalıyla üretilir. Üretilen toplam kuvvetin miktarı, kasın
tüm hücrelerinin içinde aynı anda meydana gelen güç vuruşlarının toplamına
bağlıdır. Aktin ve miyosin miktarındaki artış, daha şiddetli güç vuruşlarına
eşlik ettiği için, kas daha şiddetle kasılır. Ayrıca, hipertrofi bazı hormonlardan
da destek alır ve güçlü bir genetik bağlantısı vardır.
Kas gücünün yükseltilmesinde sinirsel
bağlantılar çok önemli bir rol oynar. Sinirsel bağlantılar daha fazla kas
hücresini devreye sokma yeteneği gösterir. Ne kadar fazla kas hücresi devreye
girerse, o kadar fazla güç vuruşu ortaya çıkar. Bu süreç, çalıştırılmayan
kaslarda görülen ateşleme şeklinden çok farklıdır. Bu gibi kaslarda hücreler
tek tek, sıralarını bekleyerek -senkronize olmadan ateşleme yapar. Egzersiz
ayrıca baskılayıcı sinirsel geri besleme mekanizmasının becerisini azaltan
bir rol oynar.
Baskılayıcı sinirsel geri besleme,
kaslardan doğan geri beslemeye karşı merkezi sinir sisteminin sergilediği
doğal, koruyucu bir tepkidir. Bu tür bir baskılama, kasın aşırı çalışmasını
ve alışık olmadığı bir kuvvete maruz kaldığı zaman yırtılmasını önler.
Bu sinirsel uyum, minimal hipertrofi ile azımsanmayacak miktarda bir kuvvet
kazanımına yol açar.
Bu tür bir kuvvet kazanımı, egzersiz
yapan kadın ve gençlerde görülür. Ayrıca bu sinirsel uyum, halihazırda
varolan sinir ve kas hücrelerinden yararlanır ve güç kazanmaya yönelik
sportif faaliyetlerin ilk aşamalarında ortaya çıkan güç gelişiminden sorumludur.
Hipertrofi çok daha yavaş bir süreçtir; çünkü yeni kas proteinlerinin yaratılmasına
bağlıdır. Böylece, nihai olarak, sürekli ve düzenli yapılan egzersiz, kas
kuvvetini yükseltme bağlamında, sinir ve kaslarda değişikliklere neden
olur.
|