

Genç Sporcularda Yoğun Yüklenmeler
Hazırlayan:
Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel
Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği
AD, Isparta
Erken yaşta elit spora yönlendirilen
çocukların sayısı küçümsenemeyecek kadar fazla. Bazı olimpik spor disiplininde
yetenek seçimi çok erken yaşlara kadar inmektedir. İlkokula henüz başlamış
çocukları spora yönlendirerek, geleceğin şampiyonları yaratılmaya çalışılmaktadır.
Bazı batılı ülkelerde ve bizim ülkede de iyi bir eğitim olanağı yakalamak
için, yani bir eğitim kurumundan (kolej gibi) burs alıp, ücretsiz okumak
için de çocuklar çok erken yaşlarda elit sporuyla karşı karşıya kalmaktadırlar.
Bu çerçevede yaptırılan yüklenmeler,
erişkinleri bile zorlayacak nitelik kazanabilmektedir. Sporun doğası gereği,
yaptırılan yüklenmelerle ve alınan başarılarla yetinilmediği için, çocuklara
daha uzun antrenman yapmaları, daha şiddetli yüklenmeleri ve daha erken
yaşlarda spora başlamaları beklenilmektedir. Zaten olimpiyatların sloganı
da "daha yükseğe, daha kuvvetle ve daha hızlı" değil midir? Ancak bu biçimdeki
beklentiler henüz olgunlaşmamış ve büyüme çağında olan çocuğu zorlayacaktır.
Bu konuya ilişkin literatürde değinmeler bulunsa da kesin kanıta rastlamak
ne yazık ki mümkün değil. Ancak yine de çocuğu olası zararlardan korumak
için aşağıdaki organ sistemlerine ilişkin noktalara dikkat etmekte yara
vardır:
Kalp: Sağlıklı sporcuların üst düzey
kalp işlevi ve kapasitesi olsa da yine de temkinli olmak gerekir. Deneysel
çalışmalarda şiddetli yüklenmelere bağlı kalp işlevi depresyona uğradığı
belirlenmiştir. Ekokardiografik çalışmalar ise ultramaraton sonrası kalp
kontraktilitesinde geçici azalmalar saptamıştır. Ancak elit düzeyde sporun
kalıcı hasara yol açtığına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
Ancak muayeneler sırasında kalp damar düzeyinin dikkatle incelenmesinde
yarar vardır.
Kas ve iskelet sistemi: Sporsal etkinliğin
artırılması kas ve iskelet gelişimine olumlu etkileri olmaktadır. Ancak
aşırı stres ve aşırı yüklenmelerin doku yıkımı ve yaralanmalara neden olmaktadır.
Spordan en yüksek düzeyde yararlanabilmek için, sporcu yaralanma eşiğinin
altında çalıştırılmalıdır. Bu yapılmadığı taktirde aşırı kullanıma bağlı
(tendinit, apofizit ve stres kırıkları) yaralanmalar gelişebilir. Büyüme
çağındaki sporcularda yaşlarına özgü sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir
(Osgood-Schlatter, Sever Hastalığı, iç epikondilit, osteokondritis disekans,
spondilolizis, spondilolistezis ve vertebral apofizit).
Aşırı yüklenmelere bağlı büyüme plaklarının
etkilenmeleri, büyümeye olumsuzluğu nedeniyle, gelişme çağında olan sporcular
için diğer bir kaygı nedenidir. Büyüme plakların zedelenmelerin olması,
kemiği büyümesinde duraksamaya ve uzun kemiklerin eğri büyümesine neden
olabilir. Ancak bu biçimdeki büyüme plaklarına ilişkin sorunların sadece
yüksek verim sporcu ile ilgilenen sporcularda görüldüğüne ilişkin bir kanıt
bulunmamaktadır. Ancak cimnastikçilerde distal radiyal epifiz zedelenmesi
tarif edilmiştir. Koşucu ya da yük kaldırılan diğer spor türlerine katılan
çocuklarda alt ekstremite bölgelerine ilişkin epifizyel yaralanmalar ve
dolaysıyla gelişen büyüme sorunları henüz bildirilmemiştir. Kesitsel ve
boylam çalışmalar yoğun spora katılımın çocukların büyüme ve gelişmelerini
olumsuz etkilediğine ilişkin bir kanıt göstermemiştir. Örneğin, cimnastikçilerin
kısa boylu olması yaptığı spordan çok, seçilmeleriyle ilgili olduğu düşünülmektedir.
Beslenme: Spor yapan çocukların enerji
gereksinimleri karşılanmalıdır. Bazı spor türlerinde kilo kontrolü ve düşük
beden ağırlığı önemli olmaktadır. Bu spor türlerinde formunu koruyabilmek
için, çocukların beslenmesi bozulmaktadır. Bu bakımdan özellikle kız çocukların
sorunlu yemek yeme alışkanlıkları dikkate alınmalıdır. Büyüme çağında çocukların
demire gereksinimleri fazladır. Bedende demir depolarının yeterince dolu
olması, oksijen taşımasını sağlaması bakımından, önemlidir. Krebs siklüsündeki
enzimler için ve bilişsel işlevler için de elzem olan bir elementtir.
Sporcuların özellikle kırmız et ve demir içeren diğer gıdaları tüketmeleri
önerilmelidir. Kalsiyum içeren gıdalar sporcular tarafından az tüketilir.
Çünkü bu gıdaların yağlı olması nedeniyle, kilo almaktan çekinirler. Ancak
sağlıklı kemik gelişimi için gerekli olması nedeniyle, günlük beslenmede
yeterince kalsiyuma yer verilmelidir.
Cinsel gelişim: Yüksek verim sporu
ile uğraşan çocukların ilk adet görme yaşları, diğer yaşıtlarına göre daha
geç olmaktadır. Ortalama 12-13 yaşlarında olan ilk adet görme yaşı, sporcularda
1-2 yıl daha geç olmaktadır. Bu da yüksek verim sporu yapan çocukların,
daha geç olgunlaştıklarına ilişkin kaygılara neden olmaktadır. Farklı hipotezler
ileri sürülmüştür: Yetersiz beslenme, antrenman stresi ve düşük beden yağı
oranı. Büyüme ve gelişmede olduğu gibi, belki de elit sporuna yatkın çocukların
daha geç adet görme potanisyelleri de olabilir. Örneğin, bedenen daha erkeksi
bir dış görünümü olan (geniş omuz, dar kalça, zayıf beden yapısı, uzun
bacak) kız sporcuların spora daha yatkındırlar ve bu çocuklarda cinsel
olgunlaşma daha geç olmaktadır. Ancak jimnastik gibi belirli spor türlerinde
"female athelete triad" gibi sağlık sorunları da ender olsa gelişebilir.
Bu sporcularda adet kesilmesi, emik erimesi ve beslenme bozuklukları ile
kendini gösterir. Kızların beslenmelerinin düzeltilmesi ve yüklenme şiddetinin
azaltılması bu sorunu geçirebilir. Benzeri bir sorun erkek sporcularda
da tarif edilmiştir.
Yüksek verim sporuyla uğraşan çocuklara
ilişkin Amerikan Pediatri Akademisi'nin aşağıdaki önerileri bulunmaktadır:
1. Çocukları becerileri ve ilgileri
doğrultusunda spora teşvik edilmelidir.
2. Çocukları teslim edeceğiniz antrenör
çocuk antrenmanı, spor donanımı ve çocukların bedensel, ruhsal ve fizyolojik
özellikleri konusunda bilgi sahibi olmalıdır.
3. Çocuklarda aşırı kullanıma bağlı
sorunlar gelişmeden müdahale edilmelidir. Yaralanma geliştikten sonra çocukların
spora devam etmeleri konusunda ısrar edilmemelidir.
4. Çocukların gelişim devamlı bir
hekim tarafından takip edilip, değerlendirilmelidir
5. Yüksek verim sporuyla uğraşan
çocukların beslenmeleri dikkatle izlenmelidir. Yeterince demir ve kalsiyum
alınması sağlanmalıdır. Düzenli tartılar beslenmenin yeterliliği konusunda
fikir verecektir.
6. Sporcuların aileleri de sağlık
eğitim konusunda eğitim almalıdırlar.
|